11 Eylül 2009 Cuma

Daha Az Yorgun Olan Kazansın!


2009-2010 sezonunun ilk derbisi yarın Galatasaray'ın evsahipliğinde oynanacak. Her iki takımın da bir kaç varyasyonu iyi oynayacak kadro derinliği mevcut, sürprizlere açık olmamız gerekiyor yani. Bir yanda yaratıcı oyuncuların fazlalığı ile yüksek skorlara birşekilde ulaşan Galatasaray, diğer yanda kalburüstü oyuncularla bir sistem takımı olma peşindeki son şampiyon Beşiktaş.

Rijkaard'ın takımı dizilişini bozmayacak, Mustafa Denizli ise muhtemelen her maç olduğu gibi Bobo-Holosko-Tello üçlüsünden birini, hatta belki de ikisini zayi edecektir. Ancak maçı bir takımdan alıp diğerine götüren şey bana kalırsa taktik olmayacak. Çünkü Galatasaray her ne kadar maçlarını yüksek skorla kazanmış olsa da ilk defa Beşiktaş gibi sistemli savunma yapan, ortasahada basan bir takıma karşı oynayacak. Bunun yanında Beşiktaş'ın kuvvetli sprinterleri mevcut. Keza Beşiktaş'ta az gol yiyen takım ünvanını üst düzey olmayan rakipler karşısında elde etti. Fenerbahçe'nin karşısına da oldukça dinç çıkmalarına rağmen pas yapan rakibi onları kısa sürede yorabilmişti.

Maçın anahtarı milli takımlardan dönen oyuncuların bu yorgunlukla verebileceklerinden geçiyor bence. Servet, Hakan, Elano, Baros, Keita, Arda Galatasaray'ın millileri. Beşiktaşta ise İsmail, Tello ve Holosko dinlenme fırsatı bulamadan idmana çıkacak oyuncular. Yani Beşiktaş'ın tıpkı Fenerbahçe karşısında olduğu gibi bu maçta da nispeten bir dinç olma avantajı bulunacak. Ortasaha ve defans bloklarından milli takıma giden oyuncuları sadece İsmail ve onun yerine de İbrahim Üzülmez'i kullanabilir Mustafa Denizli. Peki Galatasaray tıpkı Fenerbahçe gibi tek pasları ile topu kaptırmadan Beşiktaş'ı yorabilecek mi yoksa orantısız saldırı gücünü kullanarak maçı kör dövüşü klasmanına mı indirgeyecek?

...Bunun cevabını sadece maçın skoru verebilir.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails