Arsene Wenger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsene Wenger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2010 Pazar

Benzer Kadınlar

Globoesporte de gördüğüm garip bir benzerlik postunu paylaşmak istedim.

Büyük Arsene ingiliz tv yıldızı Blanche Hunt'a benzetilmiş ki bence de çok benziyorlar.

Pavlu ise çok benzemiyor Diaz'a(Benzemez kimse sana)

Lucas ise tenisçi Navratilova'nın oğlu gibi daha çok fakat Aquliani kesin olarak Penelope'nin kardeşi cidden çok benziyormuş diye bu postu bağlayalım.

Takım kötü, işler yoğun, futbola olan ilgimizde azalma var bari böyle post atarak arayı açmayalım.




21 Şubat 2010 Pazar

Gelişen Futbol Değişen Sistemler













Savunma beklerinden hücum beklerine, çapalardan çift yönlü orta saha oyuncularına, forvet arkası oyuncularından box to boxlara... Sürekli gelişen, değişen, kendini yenileyen bir yığın sistem...

10 senelik periyotlar ile sürekli yeni bir akım , farklı bir heyecan. Nerede kaldı acaba sıfırı zorlayan ve sadece orta yapan açık oyuncuları? Yerini alan , içeri katedip hücumcu sayısını arttıran açık oyuncularının yerini kim alacak acaba? Bir yığın soru...

Sir Alex cevaplamaya başlamıştı , bayrağı Arsene Wenger devraldı sonrasında. Sıra Pep'e gelmiş olacak ki o da farklı işler yapmaya merak salmış , belkide sırası 10/15 sene sonra gelecek sistemi sene sonunda hayata geçirecek.















Chigrinskiy transferi yedek klubesini güçlendirmek üzere yapılmış bir hamle olarak gözükse de çok daha fazlası idi aslında. Amaç 11 oyuncunun da topu direkt ve net oynayabilecek seviyeye çekilmesi idi(hoş 8'i böyle zaten.) , takımdaki oyuncuların teknik kapasitesini en üst noktaya çekmekti ki bu konuda Puyol ciddi anlamda darbe vurdu bu düşüncelere. Gerçekten insanüstü oynuyor ama bunun çok da önemi yok zira iki üç senedir kulaktan kulağa yayılan Fabregas - Barcelona dedikoduları nihayete erdikten sonra oluşacak sistemde yerini kaybetmesi çok muhtemel benim gözümde.

Yaya ya da Busquets'den ziyade Xavi'yi oraya çekip Fabregas ve İniesta ile tamamlanmış bir üçlü...

Chelsea'nin , Xabi Alonso'lu Liverpool'un,Milan'ın ve nice 3lü orta saha ile oynayan takımın sisteminden farklı bir 3'lü bu. Herşeyden evvel bahsettiğimiz takımlarda çapa görevini yapan oyuncu bu sistemde yok. Klasik MC( Xabi Alonso, Pirlo) tarzı oyuncular ise yerini biraz daha box to box tarzı oyunculara bırakıyor. Chelsea'nin Lampard'ı , Liverpool'un Gerrard'ı , Milan'ın Seedorf'u ise Barcelona'da yeni sistemde İniesta oluyor. Evrimleşen Mc ise Fabregas.

Xabi-Mascherano-Gerrard

Pirlo-Gattuso-Seedorf

Fabregas-Xavi-İniesta

Fazlası ile farklı değil mi?

Bununla da bitmiyor. Normal bir futbol takımında futbol topu hassasiyeti en az olması gereken mevkideki oyuncuları ise Chigrinskiy ve Pique. Guardiola'ya abartma demek gerek , zaten çoğu maçı %60 %40 gibi topa sahip olma istatistikleri ile bitiriyor. Bu oran dahi onu tatmin etmiyor olsa gerek.

Pozisyon bilgisi , hırsı , profesyonelliği ve tekniği üst düzey olan 11 oyuncuyu izlemek fazlasıyla farklı bir deneyim olacak. Sene sonu Cecs'i alabilseler bari de bu sistemin eksik yanlarını izleyerek analiz etsek bizde...

5 Kasım 2009 Perşembe

Şampiyonlar Ligi 4. Hafta Maçları(4 Kasım 2009)

Fiorentina'nın Debrecen'i yine farklı yendiği müsabakayı izleyemedim. Jovetiç oynamamış sanırım büyük bir kayıp olmasa gerek.Liverpool'a gelirsek...Rafael için tehlike çanları hiç bu kadar yüksek ses ile çalmamıştı.Yıllardır tek tutunduğu dal olan Şampiyonlar Ligi'nden de elenip Avrupa Ligi'ne gitmesine bir adım var. Pinti sahipler yedek klubesini güçlendireceğine Yunanistan'ın Servet'ini alıyorlar olacak işler bunlar. Liverpool'dan soğutuyorlar insanı... Bastos'u bir defa daha çok beğendiğimi belirtmek gerek.Lloris'de çok iyi bir maç çıkardı.

Rus temsilcisi Rubin Kazan Barcelona'yı geçtiğimiz senelerde Hiddink'li Chelsea'nin oynadığı oyuna benzer bir oyunla 1 puan alarak evine yolladı. Rubin'in Teknik Direktörünü tebrik etmek gerek. Evet izlerken epey sıkıldım, sürekli 11 kişi topun arkasına geçtiler ancak başka türlü durduramıyorsun bu takımı ; ne yaparsın... Mourinho'nun İnter'i de sonunda galip gelmiş, 5 dakika içinde 2 gol bulamasalardı yarın İtalya karışırdı herhalde. Kiev kalecisinin hatalarından bahsediyorlar, bu maçı da izleyemedim eğer böyle birşey varsa Mourinho yatsın kalksın o kaleciye dua etsin.

3 oyuncu değişikliğini gerçekleştiren Sevilla'da Duscher sakatlanınca 10 kişi sürdürdüğü mücadeleden 1 puan çıkartmış. Grubun favorisi birinci bitirecek. Garip olan ise Unirea'nın başarısı. Hala 2. sıradalar. Bu arada Rangers'a attıkları golü görmek gerek diyeyim; Rıdvan Dilmen tabiriyle sonsuza vurmuş.

Eski dost Zico'nun takımı Olympiakos'un olduğu grupta Zico'nun talebeleri Liege'i de yarışa sokmuşlar. Arsenal'in yeri garanti ancak 2 ve 3 son maçlara kadar belli olmayacak gibi. Arsenal demişken Alkmaar'ı 4 lemişler ancak skorun göz alıcılığının da önüne geçen bir gol atmışlar. Diaby'nin golünü izleyin derim.

Son söz için Ertem Şener'e bağlanıyoruz:

-Evet sayın seyirciler dünden beri süren yayınımız, futbol şölenimiz bitmedi. Yarın muhteşem bir maçla yeniden karşınızda olacağız, bu futbol şöleni devam edeceğiz. Ama 19,45'de yine o muhteşem action sahneleriyle Kurtlar Vadisi olacak üstelik özetsiz. Daha sonra futbol vadisine bağlanacağız.


Teşekkürler Ertem.
Related Posts with Thumbnails