Önder Turacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Önder Turacı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2010 Pazartesi

Enteresan İşler

http://i.takvim.com.tr/galeri/fenerbahce/onder_turaci/18_d.jpg

Beklenen oldu Fenerbahçe Sivasspor maçında yaşayacağı olası kadro zafiyetinin önüne geçmek için ya da bir başka sebepten ötürü Önder Turacı' yı affetti.

Ben '' Yerine Türk adam bulamadık, hem Sivas maçında da takımın yarısı yok, efendi çocuktur Önder, dersini almıştır o'' mantığıyla hareket edildiğini düşünüyorum. Koskocaman klubü yönetenlerin bir adet stoper bulamazken Quaresma' nın neden peşinde olduğunu anlamak ise imkansız ki bizde bunu da araya sıkıştırmazsak olmaz tabi. ( Gerçi o işi de kıvıramadıklarından haftalardır izledikleri Dentinho ile beraber paket yapıp yalanladılar.)

Bilmek gerek aslında olayın Sivas'a yenilmekten çok öte olduğunu... Yarın öbürgün sorarlar adama , '' Kazım , Gökhan Emreciksin vb. takımdan neden gönderildi , şansızlıkları mevkilerindeki adamların cezalı olmaması mıydı ? '' diye.

Bilmek gerek aslında Önder' in affedilmesi ile sadece ve sadece kendilerini kandırdıklarını , aslında Sivasspor maçı ya da sezonun kalan kısmı için herhangi bir önlem almadıklarını... Zira Önder bu takımda iken de bu takımın kaliteli bir yedek stopere ihtiyacı vardı. Hala da var.

Sizin anlayacağınız koskocaman bir sıfırdan ötesi değil Önder benim için. Ne geldiği ilk dönemlerdeki performansı var , ne de ona ulaşacak iştahı... 1 , 1.5 senelik performans ile senelerdir tonla para kazanıyor bir de üstüne atar veriyor ya ona yanarım ben.

http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/308_free/22/223138.jpg
Ama madem affedildi ; ilk önce en çapsız oyuncudan bile çalım yememeyi öğrenmekle başlanmalı yeni Fenerbahçe kariyeri. Bir kere daha Jaba elini kolunu sallaya sallaya giderse yanından ve Önder de tekmelerse kendisini... Bir kere daha Lee sağa sola yatırırsa Önder'i... İşte o zaman transfer acısı yaşayan taraftar kendisine kornerden orta yapmak üzere sahaya girebilir , şimdiden uyaralım.

Bir de...

Kazım'ı da geri çağırmak gerek , mağlum Dentinho da Quresma da yalanlandı. İyi giderdi Kazım , Önder ile alıştırma yapıldı zaten. Taraftarda transfer oldu , takımın eksiği giderildi diye sevinir artık.

7 Aralık 2009 Pazartesi

Hastalık

Sıkıntı büyük Fenerbahçe'de.

Sene başı yapılan eğlencelerin Koch'un motivasyon konuşmalarının etkisi kalmadığı belli. Futbolcular yemiyorlar artık, özlerine döndüler.

Oysa ne de güzel umut dağıtıyorduk burada...

Geçen sene büyük maçları kazanan küçük maçlarda ayağını topa uzatmaktan aciz topçuların değildi suç , gözümüz boyanmıştı çünkü... Suçlu bulacağız ya o Aragones'ti, yurtdışına çıkmamıştı hatta köylüydü ! Sert mizaçlıydı , dilimizden derdimizden anlamıyordu.

Ama bu sene Daum gelmişti, takım geçen senenin enkazına rağmen ( ! ) ayağa kalkmıştı. Türk insanını ve bu topçuları çok iyi tanıyan Daum herkesin suyuna gidiyordu...

Ama vaziyet şunu gösteriyor ki ; yetmedi !
http://www.independent.co.uk/multimedia/archive/00034/colin_Kazim-Richards_34394t.jpg

Yanlış anlaşılmasın bu Daum meselesi değildir.

Hocalığı , tercihleri tartışılır ancak bu olay onun meselesi değildir , bu Fenerbahçe'nin meselesidir.

Hastalık bünyeleri etkisi altına almıştır ve sanırım o hasta bünyeler Samandıra'dan dışarıya çıkmadan bu hastalık nihayet bulmayacak...

http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2009/03/05/article-1159679-03BF7083000005DC-978_306x468.jpg

Açıklaması var mıdır Twente maçında ki oyunu oynayan topçuların Eskişehir ve Kasımpaşa maçındaki ruhsuzluklarının ? Peki geçen sene gördüğümüz tablo ile bağlantısı var mıdır?

Dibine kadar !

Evet Twente maçında sahada fırtına estirmedi Fenerbahçe. Ama istedi , istiyordu ; gol atsa da atmasa da taraftarı mutlu oluyordu.

Disiplinsizlik almış başını gitmiş.

Topçuların kimisi araba yarışları yapıyorlar ölüme meydan okuyorlar, kimisi sevgilisi ile tartışıp (?!) kolunu kesiyor, kimisi başka bir alemde...

http://www.internethaber.com/images/news/110307.jpg

Sahaya yansıması ?

Vurdumduymazlık.Ve maç seçen Fenerbahçe...


Kazım'ı yeterince savunduk.

Andre'nin performansını hiç yeterli bulmasak da bir ümit dedik. Belki Avrupa futboluna uyum sağlama sürecini yaşıyordur...

Önder'den ise beklemezdik.

Ancak beklesek te beklemesek te neşter şart artık. Bu hocanın değil başkanın değil, Fenerbahçe'nin olayıdır artık.

Bu neşteri vuramayanlar , kelle alamayanlar kendi kellesini vereceklerdir.

Yatarak parasını tıkırında almasına rağmen her gün farklı konuşan Carlos'u , kendisini Van Basten sanan Guiza'yı , gecelerin adamı Kazım'ı , trip güzeli Önder'i bir yollamak gerek ilk etapta...

Yollansın ki topçular anlasınlar tahtın tehlikede olduğunu...

Yollansın ki Anadolu'dan gelen topçular buranın bir ağırlığı olduğunu bilsinler, ona göre yaşasınlar playstation'da araba yarışı yaptığını sanmasınlar kendi arabalarının içinde...

Yollansın ki buraya daha gelmemiş topçular bu camiada nelerin normal nelerin anormal olduğunu bilsinler ona göre gelsinler, öyle gelsinler ki ; bu hastalık bünyelerine sıçramasın...

Yollansın, o kelle alınsın ki ; buraya gelecek yabancı topçularda neyi yapmaması gerektiğini bilsinler!

Biz sadece camianın adını kirletenlere , kötü örnek olanlara salladık ama yazının başlığı ve girişi farklı değil mi?

Onun içinde yazarız bir yazı efendim.

İlk önce bilmemkaç senedir burada olan ve her büyük maça ölümüne çıkıp küçük maçlarda yapabileceklerini yapmayanları yazarız. Mücadele etmeyenleri , istemeyenleri...

Kabul kötü top oynarsın ancak kötü mücadele edemezsin değil mi?

Varlığı artık zarar verenleri yazarız. Her gelen forvete hendek olanlarını... Takımın en ağır topu ile girdiği ilişki neticesinde kimi zaman 11 oynayan kimi zaman o ağır top üzerinden '' ülkenin en iyi forveti'' ilan edilen ama ne hikmetse hiç bir hoca tarafından yeterli bulunmayan ama dediğimiz gibi gelen forvetlere yol yapanları yazarız.http://www.resimvadi.com/data/media/121/SemihSenturk8.jpg

Bu '' maç seçme '' alışkanlığının yer ettiği bedenleri bir bir yazarız. Sağdaki panelde göreceğiniz şekilde bizim efsanemiz olsalar da...

Zira dediğimiz gibi bu Fenerbahçe meselesidir, şahısların değil.

Değil Daum, Mourinho' yu getirsen oyuncu Galatasaray maçındaki isteğininin çeyreğini diğer maçlara yansıtmıyorsa ve bunu bilmemkaç senedir yapıyorsa ancak köylü der evine yollarsın geleni...

Bir ihtimal bu takım şampiyon olacaktır, bu kelleler zamanında alınırsa yine bir ihtimal ki diğerlerine ders olacaktır.

Ama yetmez!

Hastalıklı bünyelerden kurtulmadan gelen şampiyonluğun kıymeti yoktur. Gidenin de zararı...

20 Ekim 2009 Salı

Önder Turacı - Bekir İrtegün

Belçika’da mevkisinde yılın ( net hatırlamıyorum; sağ bek ya da stoper olabilir) oyuncusu seçilerek Galatasaray- Beşiktaş ve Fenerbahçe arasında alışılmış transfer kavgalarından bir kesite daha sebep olmuş oyuncudur Önder Turacı.

Kağıt üzerinde iyi transferdi kendisi. Yaşı gençti, yaşına rağmen yükselişte bir kariyeri vardı. Futbol altyapısını yurtdışında almıştı. Sözüm ona transferi sonlandıran Fenerbahçe kendisinden uzun süre faydalanabilirdi.

Ancak yıllar kendisini eskitiyor, geriye götürüyor. Son senelerde oynamayarak geriye gitmesini anlayabiliyorum ancak oynadığı dönemlerde ileriye doğru atılmış bir hamlesini görmedim Önder Turacı’nın. Son zamanlarda da hataları gözüme iyice batmaya ; büyümeye başladı.

Çok iyi denilebilecek fiziğine rağmen bu kadar basit çalım yemesini hiç anlayamıyorum mesela. Futbol altyapısı olarak bir Servet Çetin’den çok daha önde olan Önder’in bu denli nerede duracağını bilmemesi, adam karşılama hususunda sıkıntılar yaşaması çok şaşırtıcı gerçekten.

Notunu Trabzon’un Korelisi Lee karşısında 5 dakika içinde 3 defa kitlenip gollerde yardımcı olması esnasında vermişti aslında. Geçtiğimiz senelerde el kadar Jaba kendisini paçavra ettiğinde de (devamında da klasik şekilde ani bir hamle yaparak penaltı yapmıştı.) notu tescillenmişti gözümde. Çalım yenilir, penaltı yapılır ancak böylesi olmazdı. Olursa da böylesinin Fenerbahçe’de işi yoktu.

İyi bir yedek şeklindeki konuşmaları yıllardır duyarız. Ancak nedir iyi yedek? Yedek kaldığında geriye gitmeyecek çıktığında da belirli bir standartta performans verecek oyuncu değil midir? Ben neden bu söylediklerimi Önder’de göremiyorum ?

Bekir ise bir değişik versiyonu kendisinin. Her zaman genç yaşta Anadolu’nun X ya da Y klubünde kaptanlık mertebesine ulaşmış defans-ön libero oyuncularının büyük takımlara kazandırılması düşüncesinde olmuşumdur. Sözüm ona sorumluluk sahibidir bu oyuncular. Genç yaşlarına rağmen her şeyiyle örnek olmuşlardır arkadaşlarına…

Bekir’de sadece bu açıdan bakarsak bile yapılması gereken bir transferdi. Antep’te kimi zaman bek mevkisinde kimi zaman stoper mevkisindeki başarılı performanslarını saymıyorum bile. Hak etmişti kısacası…

Ancak bu forma Bekir’e biraz ağır geldi gibi sanırım. 2/3 senedir takip ettiğim ve büyük takımlara yakıştırdığım Bekir İrtegün top ayağına gelince eli ayağına dolaşan, ne yaptığını bilmeyen bir halde karşımıza çıkıyor lig maçlarında.

Halbuki kimsenin Bekir’den bir Gökhan Gönül olmasını beklediği yok. Ancak bir Uğur Uçar performansı beklemekte hakkı…

En kısa sürede kendisini gösteremezse Saraçoğlunda yükseler homurtulara şaşırmaması gerekecek. Zira kendisini tanıyamıyorum...



13 Ekim 2009 Salı

Türkiye'de Stoper Olmak









Kıyak iş Türkiye'de stoper olmak... Hele bir de büyük takımlarda oynuyorsanız ya kafayı sarınız ya da psikopata bağlayınız.En kötü gözlerin altına mangal kömürü sürmek gerek.

Hep soruyorum kendime,'' Ne zaman bu ülkeden bir adet Ferdinand çıkacak?'' diye. İllaki 7 yaşında seçilmiş çocukları stoper kampına mı almak gerek acaba? Ne zaman karate yapmaktan, el ense çekmekten ziyade top oynamayı gerçek amacı olarak gören ve daha önemlisi bunu beceren bir stoperimiz olacak?

Kafayı saranı güreşçi, sarmayanı ( Önder Turacı) ayrı birşey... Büyük eziyet.
Related Posts with Thumbnails