Bertuğ Başdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bertuğ Başdemir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2012 Salı

Dereağzında Altyapı Haftası

Bu hafta sonu sözünü verdiğimiz gibi Dereağzı yolundaydık. U16 ve U17 takımlarının Galatasaray derbilerini izleyip buraya birşeyler karalamak niyetinde idik. Gerek Fenerbahçe'nin dolu gündemi gerekse fırsat bulamamamdan dolayı birkaç gün geçti üstünden ancak yine de önemli gördüğüm birtakım detayları paylaşmak istedim.

Öncelikle U16 takımı çıktı sahaya. Gelecek vadeden önemli bir takım U16 takımı. Mehmet Eray Karadağ, Tarık Çalışkan, Muhammed Samet Karakoç, Tugay Anavatan gibi yetenekli oyunculara sahip. Nitekim bu oyunculardan Tarık Çalışkan iki tane gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Ancak asıl üçüncü golde Muhammed Samet'in attığı olağanüstü pas görülmeye değerdi. Rakip yarısahanın sol bölümünden cezasahasının sağ iç tarafına sağ açık oyuncusunun koşu alanına öyle bir top indirdi ki görülmeye değerdi. Bu maçta dikkatimi çeken yetenekli açık oyuncusu Çihan Kasımoğlu'da oyun boyunca vadettiklerine yakışır şekilde bitirdi pozisyonu. İlk yarı sonunda tabela oyun temposundan daha süratli şekilde Fenerbahçe lehine şekillendi. İkinci yarı 3-0'a gelen oyunun daha büyük bir farka taşınacağını düşünüyordum ancak o sırada sahada açık bir şekilde sırıtan Galatasaray'ın açık oyuncusu Doğuş Can İncedere çıktı. Sağ açıktan aldığı topu slalomlarla bitirdi. Galatasaray oyuna tutunacaksa o ve Galatasaray'ın 8 numaralı oyuncusu Birhan Vatansever fark yaratmalıydı ki ikinci yarı ikisi de epey hareketli ve tehlikeli oldular. Ancak karşılarında da iyi bir grup olduğundan oyun 3-2 Fenerbahçe'nin üstünlüğü ile sonuçlandı. Galatasaray'dan Birhan ve Doğuş Can, Fenerbahçe'den ise Çihan , Muhammed Samet ve Tarık Çalışkan sahada diğer oyunculardan daha dominant bir oyun sergilediler. Özellikle Muhammed'in epey özel bir oyuncu olduğunu vurgulamakta fayda var. Keza Galatasaray'dan Birhan'ın oturmuş fiziksel yapısı ve oyun görüşü ile fark yarattığını söylemek mümkün. Sol açık Doğuş Can'da topla ne kadar iyi ve etkileyici ise fiziksel olarak da o kadar zayıf duruyor sahada. Ancak doğru bir yükleme programı ile daha iyi yerlere gelebileceği açık.

Maç boyunca tribünlerde saçma sapan, bu kademede olmaması gereken tartışmalar ve küfürleşmeler yaşandı. Muhtemelen sosyal medyada antrenörcülük oynayan tiplerin saha içinde Galatasaraylı oyunculara ettiği küfürler  tiksinti verici idi. Bunun yanında Galatasaray U16 takımının 4 numarası Umut Yavaş'ın da öncelikle Pascal Nouma hareketi yapıp sonra sürekli tribünleri tahrik etmesi de yakışmadı genç oyuncuya. Umarım bu yazı aracılığı ile Galatasaray'ın altyapısından herhangi bir hocaya ulaşırız da bu gencimizin dikkatini çekme iyiliğini yapmış oluruz.

Maç bitiminde sahaya U17 takım çıktı. Bu yaş grubunda da çok özel bulduğum oyuncular olması itibari ile daha net bir maç bekliyordum. Ancak futbolun bir rakiple oynandığı gerçeğinden bağımsız olan bu beklenti sahaya pek yansımadı. Ortada olan oyunun beklenmeyen bir dakikasında öne geçti Fenerbahçe. Hakemin çaldığı ( belki de göremediğim ) garip penaltı Anıl Demir'in eldivenlerinde erirken dahi oyunun farklı bir noktaya taşınmasının muhtemel olduğunu düşünüyordum ki daha garip bir frikik golü geldi Galatasaray adına. Ve maç bence bitmesi gerektiği şekilde bitti. Bu maçta fark yaratmasını beklediğim ve tribünde ailesi ile beraber oturduğum Ramazan Civelek başta olmak üzere yine çok beğendiğim Bertuğ potansiyellerinin altında performans sergilediler. Ancak yine de takipte olmakta fayda var. Avrupa Şampiyonluğu kazanan Tamer Sivrikaya yönetimindeki U14 takımı çok fazla dağıtılıp oyuncular farklı yaş kategorilerinde mücadele etmek durumunda kalsalar da bu iki oyuncunun U17 kategorisinde önemli bir gelişim yakalayabileceklerini düşünüyorum. Bertuğ oyunun iki yönünü de oynayabilen , temposu, hırsı ve oyun karakteri itibari ile ciddi bir gelecek vadeden iyi bir solak. Topla olan münasebeti ve pas kalitesi iyi durumda. Ramazan ise ofansif anlamda tam bir joker oyuncu. En önemli özellikleri pas kalitesi, adam eksiltme-gol becerileri ve oyun zekası. Bu iki oyuncuyu fırsatını bulduğunuz zaman biraz daha farklı izlemenizi öneririm. Yine kalecimiz Anıl Demir'de önemli bir aksilik olmazsa A takıma çıkması çok muhtemel olan kaliteli bir kaleci. Ki kalitesini daha 14 yaşından beridir gösteriyor zaten... Galatasaray'da ise Berk Yıldız oyunda sırıtan oyunculardandı... O da Galatasaray adına bahsedildiği gibi gelecek vadeden bir oyuncu olarak dikkat çekti.

Dereağzında oynayacağımız sezonun ikinci A2 maçı olan Kasımpaşa maçından sonra görüşmek üzere.

21 Şubat 2012 Salı

Dereağzı'nda Geçen Bir Haftanın Ardından

Önce U 18 maçı ile başladı derbi haftası. Oyun çok fazla keyif vermese de skor yüzleri güldürmeye yetti. Ardından haftasonu benim çok büyük umutlar beslediğim U14 ve U15 takımının müsabakaları vardı Dereağzı'nda. Uzun süren ayrılığın ardından geri dönüşü Galatasaray derbileri ile yapayım istedim bende. Bana göre altyapıların en iyi takımlarından biri olan U16 ile U17 takımları deplasmanda olduklarından onları izleyemedik ama galibiyet haberleri ile haftayı 5'te 5 ile tamamladık.

İlk önce U18 takımı ile başlayalım. Daha önce çokça ifade ettiğimiz gibi Fenerbahçe'nin altyapı dönüşümünün başlangıcı U16 takımı. Dolayısı ile bende buraya oturmuş bir oyun formatı görme arzusundan çok kimi oyuncuları izleme arzusu ile gittim. Günün süprizi Beykan Şimşek'in A2 takımdan indirilip bu kategoride oynatılmasıydı. Yaşı itibari ile U17'de de oynayabilecek bir oyuncu olan Beykan'ın futbol karakterini ve yeteneklerini ilgiyle takip ediyorum. Ama sahada çoğu zaman bu kategoriyi reddeden bir vücut dili vardı. Golünü atıp kalitesini de ortaya koydu ancak ben şahsen daha çok fark yaratmasını beklerdim ki biraz daha konsantre bir Beykan'ın bunu yapacağına da eminim. Nihayetinde eski Beden Öğretmeni hocam olan iyi bir Fenerbahçeli Semih Özü'nün Fenerbahçesi maçı 2-1 galip bitirdi. Ben şahsen değişimin etkilerinin daha net şekilde hissedildiği diğer alt yaş gruplarının Semih hocanın eline geldiğinde hocanın isminden daha sık söz ettireceğini düşünüyorum.

Maçta akılda kalan oyuncular ise Metincan Cici, Oğuz Mataracı ve Mustafa Eren Yeniçeri idi Fenerbahçe adına. İlerleyen zamanlarda daha çok izleyip not düşeriz elbet...

Cumartesi gününün ilk maçı saat 12,00 da idi. Görkem Bitin'li U14 takımı rahat ve dominant bir oyun ile Galatasaray'ın 4-0 önüne geçtiğinde dakika henüz 40'tı. Akabinde bu yaş grubunun en dikkat çeken oyuncularından olan Görkem Bitin ve Yusuf Türk'ün dışarı alınması ile başlayan oyuncu değişiklikleri sebebi ile oyun 4-2 ye gelse de Galatasaray organizasyon itibari ile maçta eşitliği sağlayabileceğini hiç hissettiremedi. Nitekim maç da bu skorla bitti.
Galatasaray'ın kalecisinin ve defans kurgusunun hataları sebebiyle golle sonuçlanan iki korner skorun buraya gelmesinde çok etkili olsa da Fenerbahçe'nin bu yaş grubunun futbolun temel olgularını başarıyla yerine getirdiğinden bahsetmek gerek. Mesela kaymalar, alan savunması, saha parselizasyonu gibi önemli konularda Fenerbahçe U14 takımı rakibinin epey üstündeydi. Yaşları itibari ile fizikleri ve oyun tecrübeleri oturmamasından sebep kimi zaman oyun belirli bölgelerde sıkışsa da ben futbolcu adaylarının iyi niyetini ve futbolun temel doğrularını sahaya yansıtma azimlerini beğendim. Aynı zamanda yapılan yan top organizasyonlarını da...

Saatler 13.45 olduğunda sırada U15 takımı vardı. Bu yaş grubunda çok beğendiğim Boğtan Kızıltan harici çok fazla methini duyduğum Tarık Çalışkan ve Muhammed Samet Karakoç'un olması maça dair beklentilerimi arttırdı. Nitekim ilk 5 dakika dolmadan 10 numara forması ile oynayan Tarık Çalışkan usta işi bir aşırtma vuruşu ile oyunu 1-0'a getirirken Beşiktaş'a 8 farklı mağlubiyeti tattıran ekibin Galatasaraylı rakiplerine nasıl bir tarife hazırladığının haberini veriyordu binevi. 34. dakika geldiğinde Boğtan Kızıltan ters ayağı ile çok şık bir plase yaparak farkı ikiye çıkardı. 79. dakikada ise sahanın en iyisi olan Muhammed Samet Karakoç skoru 6-0a getiren golü atıp perdeyi indirdi.

U15 takımı içinde organize ve bütün bir takım olduğunu söylemememiz yanlış olmayacaktır. Boğtan , Tarık ve Muhammed ' de ışıl ışıl parladılar, beklentilerimin tamamını karşıladılar. Aynı zamanda tabiki Mehmet Eray isimli stoperimizde...

Şimdi ezeli rakibe karşı alınan ezici skorlardan daha önemli bir noktaya temas etmek istiyorum. U16 yaş grubu ve bu takımın alt kategorilerinin bir farklılık gösterdiğini yazının başında belirtmiştim. Bunu biraz açmak gerekirse evvela bu takımların hepsinin üç aşağı beş yukarı benzer bir oyun karakteri ortaya koyduğunu söylemek lazım. Belki kağıt üstündeki dizilişler farklı, belki yaşa bağlı olarak oyuncuların fiziksel kapasiteleri farklı ancak ortak olan birçok nokta var. Örnek vermek gerekirse U16,U15 ve U14 takımının oyunu rakip yarısahada oynama istekleri çok fazla benzerlik gösteriyor. Ve tabiki bunu uygulamaya geçirme konusundaki benzerlikleri de. Top oynamayı seven, oyun genelinde ve son paslarda sabırlı ancak top rakipteyken sabırsız oynuyor altyapı takımlarımız. Saha parselizasyonu, defansların çıktığı yer ve kaymalar da yine hem daha büyük abilerine göre hem de rakiplerine göre daha oturmuş ve organize şekilde gerçekleşiyor. Defans arkasına atılan topların oyun içi zamanlaması, ( Ramazan ve Bertuğ'un Aziz Ceylan'a, Muhammed Samet'in Tarık'a ) , duran toplardaki ezici hakimiyet gibi birçok ortak ve fazla nokta daha gösterilebilir. Ve tabiki aynı mevkilerde oynayan oyuncuların benzer oyun karakterleri de çok önemli benim için. U16'daki Ramazan'dan aldığım keyif, oyuna kattığı ve oyun karakteri ile U15'teki Muhammed arasında çok büyük bir fark yok. Aksine benzeşen çok nokta var. Aynı şekilde sol ve sağbekler arasında da... Oyuncu tarzı anlamında tek fark U16'nın Aziz Ceylan gibi çok donanımlı ve kullanışlı bir forvete sahip olması. Ancak diğer yaş gruplarının ileri uç elemanları da fazlasıyla ümit veriyor...

Sözün özü bana göre Fenerbahçe için yepyeni bir sayfa açacak kadar organize ve ne yaptığını bilen bir altyapı geliyor. Uygun zamanınızda Dereağzı'na bekleriz. Eminim pişman olmayacaksınız.

30 Ekim 2011 Pazar

Fenerbahçe-Galatasaray U-16 Maçının Ardından

Fenerbahçe Lefter Küçükandonyadis tesislerinde derbi dolu birgün geride kaldı. Sınırlı vaktim ve ilgim sebebiyle U16 takımını izlemeyi tercih ettim. U17 maçına göre maçta gol olması bile doğru tercih yaptığımın ispatı olmalı. Kıran kırana mücadele de cabası...

Oyunun başında aynen Beşiktaş ile oynanan hazırlık maçında olduğu gibi önde oynamak adına büyük bir çaba vardı Fenerbahçe'de. Daha ilk dakikalardan itibaren oyuncular oyunu Galatasaray yarı sahasına yıkmak istediklerini ortaya koydular. 3. dk da gelen gol frikikten gelen bir ortaya yapılan kafa vuruşu sonucunda oluşsa da takımın oyunu öne itme çabası maçın farklı kazanılacağı düşüncesi oluşturuyordu. Nitekim 6. dk da yine duran toptan ( kornerden ) gelen topa yapılan kafa vuruşu ile Fenerbahçe 2-0 öne geçmişti ki bu; oyunun yavaş yavaş basketbol maçına döneceği hissini iyice kuvvetlendiriyordu. Ancak dakikalar ilerledikçe Galatasaray ortasahada dengeyi sağlamaya başladı. Bunda şüphesiz Fenerbahçe'nin skoru erken elde etmesi ile rahatlaması da etkili oldu. Yalnız bu dakikalarda da dikkat çeken en önemli detay, Fenerbahçe'nin ilk dakikalardaki kadar agresif oynamamasına karşılık önemli pozisyonlar yaratabilmesiydi. Bunda da baş aktör 8 numaralı Bertuğ oldu. Bertuğ '' kadife '' diye tabir edilen sol ayağını mükemmel kullanan ve de bunu temposu ile birleştirmeye çalışan önemli bir organizatör... Bugün de çok klas derin toplar attı. Ancak bunlar golle sonuçlanmayınca Galatasaray'ın devre sonuna doğru kazandığı penaltı '' atamayana atarlar '' klişesinin doğruluğunu bir kez daha ispatladı. 2-1 biten ilk yarının ardından Fenerbahçe ikinci yarıya yine çok istekli başladı ancak yakalanan pozisyonları golle neticelendiremedi. Ve maç 2-1 lik Fenerbahçe galibiyeti ile sonlandı.

İki takım özelinde konuşmak gerekirse aralarındaki en büyük farkın Fenerbahçe lehine ''organize , yetenekli ve birbirini iyi tamamlayan bir takım '' olması olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki Fenerbahçe U 16 takımı gerek sahayı parselleme gerekse yardımlaşma konusunda Galatasaray'dan daha iyi seviyede. Bunun yanında iki takımın kontra atakları arasında da büyük farklılıkların olduğunu söyleyebiliriz ki bu da organizasyonun en önemli ispatıdır bence.. Bugün yakalanılan hızlı ataklarda Fenerbahçe oyuncularının koşuları yaptığı yerler ve özellikle Melih'in ters kanada attığı iki top birbirlerinin karbon kopyası gibiydi. Kısacası iyi de olsa kötü de olsa Fenerbahçe takımında bir organizasyon, bir bilinç görebiliyorsunuz. Bu da bu takımı izlemek için yeterli. Zira bugün tıp ki Beşiktaş maçındaki gibi ilk yarının sonlarında, takımın rölanti anında yediği gol ve Galatasaray'ın da oyunu topla oynama açısından dengelediği dakikaların fazlalığı takımdan olan beklentilerimin biraz altında bir izlenim bıraksa da bu takım diğer rakiplerinden '' organizasyon ve takım olma '' yönünden ayrılıyor. Bu da onları epey ayırıyor.

Bu kadar '' bütün '' bir yapının parçalarını ayrı ayrı değerlendirmek biraz güç. Ancak nispeten güçlü bir rakibe karşı oynadıklarından kimi oyunculara bugünkü performanslarından sebep parantez açmak şart. Bertuğ Başdemir ilk yarı boyunca kusursuz oynadı. Defansın arkasına atılan toplar, etkili duran toplar, ortasahada rakibe kaptırılan toplara anında yaptığı pres... Çok iyiydi. Ancak ikinci yarı etkisi biraz düştü.

Stoper ikilisi birbirini çok iyi tamamlayan oyunculardan oluşuyor. Onları bu sebeple ayıramayacağım. İyi bir performans sergilediler.

Sağ bek Egemen çok istikrarlı, çizgisinden kolay kolay sapmayan bir sağ bek oyuncusu. Bugün yine eski performanslarını tekrarladı. Oyunun son dakikalarında takım kontraya çıkma hazırlığındayken ilk önce topa basıp rakibi bayılttıktan sonrasında çizgiye paralel şekilde Melih Okutan'a yuvarlaması da sağ beke göre biraz fazla gibiydi.

Forvet Aziz Ceylan fiziksel avantajlarını çok iyi kullanan iyi bir ileri uç elemanı. Ancak bugün benim alışık olduğum keskinliği yoktu. Bazı pozisyonlarda topu ezdi. Ancak Galatasaray defansı ile çok iyi boğuştu. Defans arkasına attığı etkili koşular sürekli tehdit oluşturdu. Bu da Galatasaray defans çizgisinin biraz daha arkaya çekilmesine sebep oldu

Sol bek Yasir'i bugün bir kez daha çok beğendim. Hücuma katılacağı zamanı çok iyi bilen, oyunun iki yönünü de gerek kafası gerekse fiziği ile iyi oynayabilen bir bek oyuncusu. İkinci yarıda penaltı itirazına sebep olan müdahalesini çok beğendim. Penaltı mı değil mi bulunduğum yerden seçmek çok zor ancak bana değil gibi geldi. Penaltıysa da yerden kalkıp oyuna tereddütsüz şekilde devam etmesi öyle düşündürmüş olsa gerek...

Son olarak sağ açık Melih Okutan... Melih bugünün en başarılı isimlerinden biriydi. İkinci yarıda kontra anında attığı ters toplar çok iyiydi. Onun haricinde sağ beki ile çok uyumlu bir ikili oluşturdu. Boş alanlara sürekli yaptığı koşularla topa sahip olan oyunculara etkili bir tercih hakkı sundu. Oyunu genelinde etkili ve hareketliydi. ( Yanılmıyorsam ) Yaptığı kafa vuruşu da gol olsaydı çok güzel bir hediye olacaktı. Bir dahaki maçlara artık...

Galatasaray takımının kaptanı ve aynı zamanda 15 numarası olan çocuğu da çok beğendim. Adını bilmiyorum ancak takımının en çok göze batan oyuncusuydu.

Başka bir U16 haftasında görüşmek üzere...

10 Ekim 2011 Pazartesi

Fenerbahçe-Beşiktaş U-16 maçı ve Fenerbahçe U-16 takım raporu

Geçen sezon sonu kazanılan Türkiye Şampiyonası Finali'nden sonra ilk önce Macaristan'a, sonra ise Manchester'a gidip Dünya 5. olmuş çok özel bir takım Fenerbahçe U-16 takımı. Ancak onlar sadece başarılarından sebep özel değiller. Gerek arkadaşlıkları, gerek takımlarına ve camialarına olan bağlılıkları, gerek hemen hemen her oyuncunun karakter olarak sporcu kimliğini oturtmuş olmaları, gerekse yaşlarına göre oynayabileceklerinin en iyisini oynamaları... Birçok açıdan benim gördüğüm en organize altyapı takımı. Tabi bu takımın kurulması ve idare edilmesinde büyük payı olan hocaları Tamer Sivrikaya'yı da söze dahil etmezsek sanırım haksızlık etmiş oluruz. Gerçekten inanılmaz başarılı ve her açıdan '' istenen '' bir takım yaratmış başarılı antrenör.

Takım kaptanı İbrahim Serdar Aydın ile hoca twitter'dan cumartesi günü maç olduğunu yazınca biz de bu genç kardeşlerimizi sadece Fb TV'den izlemekle kalmayalım dedik ve Dereağzı'na yola koyulduk. Onlar da maç başlar başlamaz çok organize gelişen bir atak sonrasında çok klas bir gol atarak bizi daha büyük bir merağa sevkettiler. Bu dakikadan sonra top ne kadar Beşiktaş'lı oyuncuların ayağında kalsa da oyunun kontrolü Fenerbahçe'de idi. Beşiktaş Fenerbahçe'nin oynamaya müsade ettiği kadar futbol oynayabiliyordu ki burda da hocamız için ayrı bir parantez açmak gerekiyor diye düşünüyorum. Yaşı nispeten küçük futbolcuları birbirine sıkı sıkıya bağlamak, birşeyler öğretmek ne kadar kolay gözükse de Fenerbahçe U-16 takımının yaptığı saha parselizasyonunu yapmak pek kolay değil. Ancak Fenerbahçe U-16 takımı bu açıdan yaşlarına göre mükemmel denebilecek bir disiplin ve uyuma sahip görüntü veriyordu. Zaten ilerleyen dakikalarda da savunma anında rakibi pas hatasına zorlayarak istediği anda tempo yapmasını beceren Fenerbahçe, yine organize bir şekilde sürüklediği ve meziyetli oyuncusu Ramazan Civelek'in ortaya yeteneklerinden bir tutamını bıraktığı pozisyonda penaltı kazandı. Kaptan İbrahim Serdar Aydın atışı gole çeviremese de kaçan penaltıda aslan payı Beşiktaş kalecisine aitti. Çok çevik şekilde çok iyi uzandı topa. Ancak ilerleyen dakikalarda maç boyunca en az 10 defa tanık olduğumuz defans arkası toplarından birini atan İbrahim Serdar'ın enfes pasında onunda yapacak çok fazla şeyi kalmamıştı. Fenerbahçe kendini çok sıkmadan 2/0 öne geçti

Oyun bu şekilde sürecek diye beklerken bir anlık konsantrasyon kaybı sonrasında Beşiktaş'ın golü gelse de takım izleyenlere '' farklı '' olduğunun mesajını veriyordu. Oyuncu değişiklikleri ile Fenerbahçe yedek takımına dönüp Beşiktaş Fenerbahçe'ye göre nispeten daha az değişiklik yapınca Beşiktaş maçı 3/2 kazandı. Ancak kazandığı sadece bir hazırlık maçıydı. Zira Fenerbahçe takımı oynadığı futbolla Beşiktaş'tan çok daha iyi olduğunu ortaya koymuştu. Beşiktaş adına ise takım bazında çok fazla şey söyleyemesek de 10 numaralı oyuncuları Muhammed Şahingöz yetenek olarak, 5 numaralı oyuncuları ise fizik olarak takımdan ayrı bir yerde duruyordu.

Bu sezon daha fazla U-16 maçıyla karşısınızda olup daha fazla oyuncu tanıtacak olsam da ilk etapta gözüme çarpan birkaç oyuncudan bahsetmek gerekiyor. Öncelikle kaleci Anıl Demir çok başarılı , geride takımına güven veren bir kaleci. Zaten yaş grubunda da Milli olması onun yeteneklerinin farkında olan birilerinin olduğunun ispatı... Kaleciliği kadar oyun kuruculuğu ; yani ayak gücü ne seviyede şuan için net birşey söyleyemiyorum. Ancak epey iyi kaleci olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Macaristan'da ki turnuvanın en değerli kaleci seçildiğini de ekleyelim.

Sağ bek Egemen Zengin, Kayseri'ye kiralanan Okan Alkan kadar yetenekli olmasa da hücuma katılması ve savunma disiplini ile göze batan diğer isimlerden. Sert, topla sağ bek oyuncusuna göre iyi seviyede. Zaten herhangi bir bek oyuncusunu Okan Alkan ile kıyaslamak ona yapılmış büyük haksızlık olur. Zira Okan bir sağ bek oyuncusunun sahip olabileceği en üst seviyede yeteneğe sahip bir oyuncu.

Orta sahanın ortasında oynayan ve 8 numara giyen Bertuğ, yetenekli ve teknik bir solak. Çok isabetli derin toplar atıp, oyunu orta sahada iyi yönlendiriyor. Savunma anlamında da çok üst seviyede olmasa da şok preslerle ve birebir mücadelelerde top kazanmasını biliyor. Saf sol ayağının yanına bir de bu özelliğini daha da geliştirerek koyarsa kendisini bir anda iki siklet öteye taşıyabilir diye düşünüyorum.

Forvet arkası oyuncusu İbrahim Serdar takımın en farklı ve özel oyuncularından. Milli Takımlarda sağ bek oynayan, zamanında stoper oynamışlığı olan bir forvet arkası oyuncusu. Kısacası hocanın elinde çok yönlü iyi bir joker ve tabi iyi bir lider oyuncu var. Onun sağ bek ve stoper performanslarını hiç izlemesem de mücadele azmi ve devamlılığı sebebiyle buralarda oynayabilmesine şaşırmadım. Forvet arkası oyuncusu için de tekniği iyi seviyede olan İbrahim, zaman zaman Alex tarzında yaptığı topsuz koşuları ile forveti ikileyip süpriz goller atan iyi bir pasör. Şutları da gayet net ve etkili. Şahsen A2 takım seviyesinde oynayabilir gibi geldi bana. Zaten zamanla oralara geleceğinden de hiç şüphem yok. Dünya Şampiyonası'nda elde ettiği gol krallığı da bunun ispatı olsa gerek...

Forvet oyuncusu Aziz Ceylan'da bu özel grubun en özel oyuncularından. Defans oyuncuları için '' bela '' denilebilecek özelliklere sahip. Ve topla münasebeti de gayet iyi gibi gözüküyor. Stil olarak Torres'e benzettim kendisini. Onun da Cv'sinde Macaristan'da kazandığı gol krallığının olduğunu ekleyelim.

Esasen bu takımdaki oyuncularının hepsi çok özel ve meziyetli oyuncular. Stoperler Mehdi ile Çağrı, açık oyuncusu Melih, ( Fenerbahçe.org sağolsun ) ismini bilmediğim sol bek oyuncusu ( edit: Hocamız adının Yasir olduğunu söyledi ) ve Ramazan Civelek'te bahsedebileceğimiz oyuncular ancak onlar bir sonraki yazıya kalsın.

Bu çocukları bir de Dereağzı'nda izleyin derim.Ancak izleyemesenizde biz yerinize izleyeceğiz ve işallah 3/4 sene daha önceden yazmaya başladığımız Gökay ve Okan abileri kadar iyi oyuncular olmaya aday bu yetenekli gençleri burada tanıtmaya devam edeceğiz.
Related Posts with Thumbnails