Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brezilya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2010 Cuma

Dünya Kupası Gruplar Analizi 7# G Grubu

G grubu: Fildişi Sahili, Brezilya, Portekiz, Kuzey Kore

Latin futboluna olan beğenim bir tarafa ben bu grupta Fildişi'nin en sağlam taraftarıyım sanırım. Tecrübeli hoca Sven Goran Eriksson yönetimindeki ekipten zor gibi gözükse de belki onlara olan sempatim sebebiyle bir süpriz bekliyorum. Kadrolarına baktığımız zaman bunu yapacak güçlerinin de olduğunu görüyoruz. Bir de Drogba sakatlanmasaydı...

Sol bek Arthur Boka, sağ bek Eboue, defansın ortasında Kolo Toure, ortasahanın ortasında Yaya Toure, Zokora, Romaric, şans bulursa Tiote, kanatlarda Kalou, Keita gerektiğinde Dindane ve Gervinho... En uçtada Seydou Doumbia. Fizik gücünün yanında teknik olarakta iyi seviyede bir takım. Gönlüm onlardan yana. Bir de bizi Ronaldinho'dan, Pato'dan yoksun bırakan; onlarsız bir Dünya Kupası izletecek olan Dunga'nın Brezilya'sının önünde bitirseler daha da birşey istemem.

Posta Dunga'dan girersem herhalde birgün boyunca yazarım. Okuyanları baymamak için Brezilya içinde kısa bir değerlendirme yapalım Dunga'dan arındırılmış şekilde...

Deportivo'lu solbek Felipe'nin sakatlanmasından sonra solbekte kesinlikle Andre Santos'u tercih edecek diye düşündüğüm Dunga orada sol ön çıkışlı Bastos'u kullanmayı düşünüyor. Sağbekte de Dünya'da mevkisinin en iyisi olan Maicon'un oynaması muhtemel. Vaziyet Dani Alves'i taca çıkartıyor ki kendisine üzülmemek elde değil. Defansın ortasında Lucio-Juan ikilisini bekliyorum ancak yinede Dunga'nın sağı solu belli olmaz. Alternatiflerden Luisao ya da Thiago Silva'yı sahaya sürerse şaşırmayacağım.

Brezilya uzun zamandır 4-2-2-2 oynamaya alışık bir takım , kabul. Ama Dünya'nın en meziyetli oyuncularını elinde bulundurmasına rağmen ortasahayı onlara nispeten bu kadar düz kurmak akıl işi değil. Gilberto Silva, Ramires, Elano, Melo, Kleberson,Julio Baptista ve Kaka... Elano ile Kleberson tercihlerini anlamakta güçlük çekiyorum.

En ileride ise Robinho, Luis Fabiano, Nilmar, Grafite...

Nerede Ronaldo'lu Rivaldo'lu takım nerede bu takım... Almanya, Brezilya ve biraz da İtalya'nın geçmişe nazaran güçsüz takımları İspanya ve İngiltere'yi ön plana çıkartıyor gibi. Bir de süpriz takımları...

Portekiz Milli Takımında turnuvaya iddaalı hazırlanan ekiplerden. Şayet gruplarda Brezilya'yı Fildişi ile beraber gerisinde tutmayı becerip 1. olursa iddaaları katlanarak artacaktır.Ricardo Carvalho, Bruno Alves, sakatlık durumu olan Pepe, Paulo Ferreira, Migel, turnuva sonrasında Valencia'ya imza atacağı söylenen Ricardo Costa defansın önemli isimleri. Ortasahada oyunun iki yönünü de çok iyi şekilde oynayan Deco ile Veloso ya Meireles ya da Tiago ile destekleyeceklerini düşünüyorum. Şayet Nani sakatlanmasaydı Ronaldo'yu en uca atıp Simao ve Nani destekli bir 4-3-3 oynayabilirlerdi ama mevcut şartlarda yeni Ronaldo diye tanıttıkları Coantrao'yu Nani'nin yerine koymaları zor gözüktüğünden en ileride Liedson ya da Hugo Almeida'dan birini seçip Ronaldo'yu kanada atmaları muhtemel. Bu kadro kağıt üstünde bana Brezilya'dan daha fazla heyecan veriyor umarım sahada da aynı heyecanı , tadı alırız.

Grubun diğer takımı Kuzey Kore'yi yazmaya gerek duymuyorum. 1 puan alırlarsa sokağa dökülsünler.

Sıralama tahminim;
1-Portekiz
2-3 Brezilya-Fildişi(tamamen duygusal)
4-Kuzey Kore

Dikkat edilesi oyuncular;
Tiote, Doumbia, Coentrao

6 Eylül 2009 Pazar

Futbolun Perileri


Pek çok kişi gibi bende gecenin karanlığında bu dev maçı izlemeyi bekledim ancak pişmanlık duyduğumu söylemem gerekir. Temposu ve superclassico'ya yakışır şık hareketleri pek göremediğimiz gibi, takımlardan biri tüm planlarını oynatmamak üzerine yapınca futbol çirkinleşiyor.

Sahada çok etkin, rakip kaleye akın akın giden bir Brezilya yoktu ancak Arjantin''li futbolcuların beynine "indirin" felsefesi öyle yerleştirilmiş ki top ayaklarındayken bile vurmak geçiyordu sanırım akıllarından. Maçın ağırlığını kaldıramamasından mıdır, Messi hayranlığından mıdır bilinmez, gereksiz bir Arjantin kollaması içinde olan hakem de eklenince pek çok tekme izledik Tangoculardan. Kaka'nın formasının çekilmesine sarı kartı veremeyen hakem aynı topun dönüşünce Lucio'ya kartı verince standartlarının olmadığını belli etti, bunu sorgulayan Kaka'ya da "Sus zaten battık, bi de sen konuşma" sarısı çıktı.

Velhasıl maçtan önce kazanmasını gönlümden geçirdiğim Arjantin ilk 15 dakikada beni kendinden soğuttu ve sahanın esmer çocuklarının gollerini keyifle izledim. Bir diğer sevindirici unsur ise Kaka'nın formunu bulmaya başladığını görmek oldu, çok iyi bir oyun ortaya koydu ve Milan dönemindeki kaçak güreşme sevdasından kurtulup sorumluluk aldı. Darısı Ronaldinho ve Adriano'nun başına...


Arjantin Milli Takımında yüzüne bakarak tanıyamadığımız
oyuncular olması da başka bir post konusu tabiiki.. 
Related Posts with Thumbnails