Bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2010 Cumartesi

Werder Bremen-Bayern Münih

http://www.ntvspor.net/Images/18267.jpg

Eğer ki canım sıkılıyorsa , bir oyuncu izlemekten ziyade gol - gol pozisyonu gibi güzellikler izlemek istiyorsam açarım Bundesliga'dan bir maçı geçerim başına... Dolu tribünler , harikulade saha ve stadlar , Premier Lig ve La Liga'nın gölgesinde kalsa da kaliteli ve görevlerini en iyi şekilde yapmaya çalışan futbolcular... Daha ne olsun ?

Bugün de Werder - Bayern maçının olduğu haberi üzerine 15. dakikada geçtik televizyonun başına dolayısı ile Werder'in ilk golünü kaçırdık. Herhangi bir işin başından itibaren içinde değilsem ortasında , sonunda dahil olmayı sevmem. Dizi ya da maçlar içinde bu alışkanlığım geçerli , başını kaçırdığım maçları izlemeyi sevmem. Ama bugün bu alışkanlığı bir kenara bıraktık, iyi de yaptık.

Sahadaki kontra atak dersini veren takım Bayern Münih olsa da öğrencisi Werder Bremen' de ani baskınlarla Bayern' in ataklarına karşılık vermeye çalışıyordu. Ancak dakikalar ilerledikçe Bayern' in baskısı bizi golün olacağı dakika aralığını tahmin etmeye itti zira gol geleceği ortadaydı. Bastian ( Adının kalan kısmını yazmak kabus gibi ) soldan topla akarken Mario'ya 2 ye 1 yapmak için bıraktı topu , kalabalık arasında tercihini 2 ye 1 den ziyade topun üstünden atlamaktan yana kullanan Mario bu hareketle golü kendisi attı binevi. Topu arkasından alıp kalabalığın arasında 2 adım sürüp son vuruşu yapan Müller elbet ki zor bir iş yaptı ama dediğim gibi bu golde en büyük pay Mario'ya aitdir bana göre. Kaçırdıklarını bir nebze affetirecek bir işti bu...

Hayatının maçlarından birini oynayan Robben ' in önderliğinde Werder Bremen' i inanılmaz derecede hırpaladı Bayern Münih. Ancak bunda Werder Bremen'in saçma sapan sapan savunma anlayışı da etkili oldu. Robben , Olic , Gomez gibi adamları , defansını orta sahaya kadar çıkartarak etkisiz hale getirmek çok zordur ki maç boyunca bunun sıkıntısını yaşadılar. Robben ile Mario'nun önüne bırakılan hemen hemen her top tehlike oldu. Ancak enteresan bir şekilde ikinci golü böyle yemediler.

Robben'in yine soldan içeri sokulma düşüncesi ile taşıdığı top o alandaki kalabalıktan sebep Van Bommel ile buluştuğunda tek de Dani Alves bindirmesi yapan Lahm'ın önüne şiddet ve zamanlama olarak mükemmel bir top bıraktı Bommel ki Lahm ' a '' al attır '' dercesine bir pastı. Lahm'ın yaptığı ortada içeride Mario ile Oliç'in pişti oynaması , kendilerine en yakın savunmacıların 1,5 metre kadar gerilerinde kalması Werder Bremen'in sorgulaması gereken bir detay. Böyle bir golü bu seviyede bir takıma yakıştıramıyorum ben. Evet Van Bommel'in topu gerçekten çok öldürücü idi ama Naldo ve Mertesacker gibi bir ikiliyi ortasahaya kadar çıkarmanın kabul edilir yanı yok.

http://sportige.com/wp-content/uploads/2009/10/ArjenRobben.jpg
Geçen sene Barcelona'nın Bayern ile oynadığı maçların benzerini oynuyordu Bayern Werder ile. Ama iş bitirecek isimlerinin Barcelona'dakiler kadar klas olmaması maçın 2/2 ye gelmesine ve sıkıntılı dakikaların başlamasına sebep oldu ki Robben müthiş performansını harikulade bir golle süsleyip olayı bitirdi. Aşırı disiplinli olduğu bilinen Van Gaal ile Van Gaal yerde sırt üstü yatarken kucaklaşmaları da görülmeye değerdi.

Maçın ilerleyen dakikalarında Ribery girdi oyuna ki beklediğim performansı bulamadım kendisinden. Şüphesiz ikisi de Bayern'in de üstünde topçular ama Real' in Robben' e yol verip Ribery için Bayern' in kapısında yatması anlaşılacak şey değil.

http://www.tfutbol.com/oyuncu/Miroslav_Klose.jpg

Islıklarla sahaya giren taklacı Klose'den bir tane kafa plasesi beklesem de göremedim , arka planda kalmak , ikinci adamlığa düşmek onu etkilemiş belli ki. Ancak bence yapılacak birşey yok, kendisini ne kadar sevsem ve beğensem de Gomez 15 tane kaçırsa dahi takıma verdiği Klose'den daha fazla. Adam geçiyor , kontra konusunda sürekli bir tehdit oluşturuyor , asist yapıyor , rakip stoperleri fazlaca yıpratıyor...

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiBqtB7LmH_UkT5_s_KkPbspGaiT9oo1mFnwoMGRfyQDUQN7AnMZF2LqO5YimQRir-uduG4kzt9-sO5chkQTA2upQeYS5CkGparnoSHbu2bpZKnagKh4mZ5C-Cu2qo0F6x7JpTeYrf-rfwh/s400/klose-785345.jpg

Werder Bremen cephesinde adamın Frings yine iyi oynadı ancak bu takımına yetmedi. Özellikle Borowski' nin bilinenden uzak bir performans ortaya koyması onunda etki alanını daralttı. Hugo Almeida' nın sert ve uzun stoperler arasında attığı fevkalede gol haricinde gözükmemesi , Marin ve Mesut'un maçın belirli dakikalar haricinde etkili olamamaları - kopuk kopuk oyuna dahil olmaları o stoperlerin orta sahaya çıkması kadar etkili olmasa da mağlubiyette etkili oldu.

http://i.media.goal.com/g/53825.jpg

Mesut demişken... Bugün kimi yerlerde topla gereksiz ve çok fazla oynadı kendisi. Ancak top kontrolünden tutun top sürüşüne kadar asalet var Mesut' da. Bir de hızı ortalamanın üstünde olunca aranan isimlerden olmaması şaşırtmıyor adamı. Keşke Mesut'u ikna edebilseydik. Arda' ya Barcelona' yı yakıştıranların olduğu bir ortamda Mesut' a klup bulamayacak olsalarda tek sıkıntımız bu olsun değil mi?

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiyOcJ2aWBnpZMHgMLBfyqJRLS_-Bpct-0I9_QqaLhfyJVwaSXOAaPFTgXB1KjppDx4p7bb_SpPG7kBm3nFsUprEZ5eSIVx2r9n2CXXQGo7DO0ay8h_DODqVuIi_H8-QOmyoy3N5Rr3vSxe/s320/66.jpg

Son olarak birisi Ömer Üründül' e kendisini gülünç duruma düşürdüğünü anlatmalı bence. Robben ile bilek güreşi yapıp gücünü test etmişçesine gücüne taktı Robben' in ki kısmen doğru olsada sadece müdahalede ayakta kalması üzerinde durması olayı başka yönleri ile açıklayamaması daha doğrusu bunu açıklayacak bilgi birikimi olmaması bu güzel maçın içine etmek için yapılabilecek en klas (!) hareketlerdendi. Eksik kalmadı 20 defa '' çok güçlü çok'' dedi cümleyi orada kesti. Yine kendisini formdan düşmüş gördüm kendisini bu maçta 785,565 defa '' kollektif futbol '' demedi. Üzüldük .

3 Ekim 2009 Cumartesi

Ömer Üründül&İlker Yasin El Ele...




Futbolda birtakım şeyler var; dak(i)kalar arasında bile bir motivasyon şeyi var.

Ömer Üründül


Futbol keyfimin katilisin.

12 Eylül 2009 Cumartesi

Büyük Takım Olabilmek


Blogdaşımın bir hafta kadar önce yazdığı "Büyük futbolcu olabilmek" olgusunun ikinci ayağı da büyük takım olabilmek. Ondan da ben bahsetmek istiyorum.

Ligimizde daha önce Vestel Manisa, Gençlerbirliği ve günümüzde de Sivas Spor hatta Trabzon Spor'un yaşadığı zirveyi koruma sendromunun önüne geçebilmenin tek yolu camia olarak büyümek. Büyük olmak için sportif başarı hiçbir zaman yeterli olmamıştır. Aynı şekilde büyük olan takımlar küme düşseler de bu özelliklerini hiçbir zaman yitirmemişlerdir.  Bir vizyon, biraz ukalalık, bol miktarda lobi ve magazinel gündem büyük takımlığın olmazsa olmazlarındandır.

Bundesliga'da ünvanını koruması gereken bir Wolfsburg izliyoruz 2009-2010 sezonunda. Şampiyon kadrosunu rotasyonda zaman zaman yer bulan Zaccardo hariç koruduğu gibi Ziani, Kahlenberg ve Obafemi Martins gibi isimlerle de takviye etti. Fakat yıldızlaşan isimleri ünvanın korunması gereken bu dönemde sazı ellerine almıyorlar. Bayern Münih'in çıkışı ve umut kıran skorlarının da etkisi var tabii ki fakat Wolfsburg'un sahaya asıl amacı için çıkması gerekiyor, yani futboldan keyif almak, izleyenlere de keyif vermek. Kafaları rahat olduğu sürece istedikleri çıkışı yapmamaları için hiçbir neden yok, fakat sürekli apolet stresi yaşıyorlar ve bu da ancak 3-0 önde olduğu için gençlere şans vermeye başlayan ancak ilginç bir kırmızı kart ile 10 kişi kalınca bir süre bocalayan Bayer Leverkusen'e duran toplardan 2 gol atmalarına yetiyor. Dzeko, Misimovic, Barzagli gibi oyuncular ise 2010-2011'de başka takımların yolunu tutmaya başlarlar, benden söylemesi.. 

17 Ağustos 2009 Pazartesi

İkinci Haftanın Karması




Bundesliga'da ikinci haftanın altın karması seçilmiş. Goal.com'un duruma pek itirazı yok ama bu karmaya girdiğinde bu hafta için hiç de sırıtmayacak işler yapan birkaç oyuncuyu da okuyucularına sormuşlar. İşte isimler ve tartışma linki ;

(1) Timo Hildebrand (Hoffenheim)
(2) Nikolce Noveski (Mainz)
(3) Roel Brouwers (Bor. Moenchengladbach)
(4) Sami Hyypia (Bayer Leverkusen)
(5) Artur Boka (Stuttgart)
(6) Christoph Moritz (Schalke)
(7) Eljero Elia (Hamburg)
(8) Elson (Stuttgart)
(9) Mesut Özil (Werder Bremen)
(10) Stefan Kiessling (Bayer Leverkusen)
(11) Mohamadou Idrissou (Freiburg)

Diğer isimler ise; Ze Roberto, Paulo Guerrero, Per Mertesacker, Javier Pinola, Pavel Pogrebnyak, Sascha Riether, Obafemi Martins, Fabrice Ehret, Juan Arango.

15 Ağustos 2009 Cumartesi

Bundesliga'yı Henüz Hazmedemeyenler..


İki haftadan bu yana en çok hoşuma giden detay Almanya'da herkesin ligin değerini yükseltmek için seferber olması ve futbolu güzelleştirmek için elinden geleni yapması. Takımlar pozitif futbol oynuyorlar, hakemler Hoffenheim maçı dışında şimdiye dek hata yapmadılar, tribünler tamamen dolu ve aktif, futbolcular fair-play ruhu içindeler...

Fakat bugün oynanan Köln-Wolfsburg maçında bir kişinin tutumu bu çabaya hiç de uymuyordu. Köln teknik direktörü Zvonimir Soldo. Takımını maç boyunca zaman geçirme yönünde defalarca ikaz etmesi futbolun taktikleri içinde yer bulabilir ama maç 1-0 Köln lehine devam ederken yere düşen ancak herhangi bir sakatlığı olmadığı için ayağa kalkan oyuncusunu "yat yere tekrar, neden kalkıyorsun" şeklinde el işaretleri ile ikaz etmesi, oyuncunun "kalkmış bulunduk artık nasıl yatayım" bakışına hadi ordan jesti ile karşılık vermesinin kameralara yakalanması hiç de şık olmadı. Belki pek çok seyirci bunu farketmedi ama önemli olan herkesin elinden geldiğince marka değerini yükseltmeye çalıştığı Bundesliga'da bu bilince sahip olmayan ve futbolun kirli oyunlarını yansıtmaktan çekinmeyen kişilerin hala bulunmasıdır. Cezasını kesen Dzeko'ya teşekkür, maç boyunca Barragli ve Grafiti diyen TRT spikerine nefretlerim ile..

Bayern Münih 1 - Werder Bremen 1




Sezona zorlu maçlarla başlayan Bayern Münih hala ideal onbirini kurmakta zorlanıyor. Van Bommel'in yükselen grafiği ve Van Gaal'den sonra kaptanlığı sürdürmesi 14 milyonluk Tymoschuk'un gelişi, gönderilmesine kesin gözüyle bakılan Hamit'in hazırlık maçlarında yaptıkları, takımın yıldızı Ribery'nin gidecem(!) diye tutturması ortasahayı bir hayli karıştırmış durumda. Klose ve Gomez'in arkasında bekleyen Toni-Olic ikilisinden bahsetmiyorum bile...

Diğer açıdan Werder Bremen standartlarını korumuş, Diego'nun Juventus'a satılmasından sonra sistem değişikliğine giderek Borowski ve Marko Marin ile 4-4-2'nin bir varyasyonunu elinden geldiğince iyi oynamaya gayret ediyor takım. Frings ve Borowski ortasahanın göbeğinde A milli kalitede bir ikili oluşturuyor. Mesut, Marko Marin ve Aaron Hunt rotasyon içindeler sürekli. Önlerinde ise Bundesliga'ya ağırlığını artık iyice koymaya başlayan Grafite'nin bir beden küçüğü Sanago var. Bu dörtlünün zayıf halkası şüphesiz ki Hunt. Werder bu bölgeye Diego'dan gelen para ile bir transfer daha yapabilir. Yada Rosenberg'in dönüşünü beklemeyi tercih edebilir. Marcelo Moreno sürprizi de var elinde Thomas Schaaf'ın.



Bu sene izlemekten en çok keyif alınacak liglerden bir tanesi şüphesiz Bundesliga. Çünkü bütün bu takımları ve tribünlerin coşkusunun gerçekten çok kaliteli bir de yayıncılık anlayışları var. Şifresiz maç bulmanın eziyete dönüştüğü günümüzde TRT'nin yayın akışı takip edilmeli diyorum.


Related Posts with Thumbnails