''Servet'in rövaşatası ile dünyanın sonu mu geldi acaba derken Fener'in Türkiye Kupası'ndan elenmesiyle hayat tekrarnormale döndü. Gülmemek elde değil.'' demiş arkadaşın biri. Katılmamak elde mi?
Ancak sadece bu söze katılabiliyoruz tabi. Zira ortada bir tablo var, çok iç açıcı olanından. Hemen paylaşıyorum;
Kupa-> Grup sonuncusu.
Avrupa-> Gruplara kalıp sonuncu dahi olamadı.
Lig->Sübhanallah liderin 9 puan gerisinde...
Eski Malatya olsa kesin yenerdik. Yenisi ters geldi biraz, anladım da... Ortada bir gariplik yok mu sizcede? Mesela 15 kişi ile neredeyse Lille'i eleyecekken talihsiz bir gol sonrasında elenen hoca vizyonsuz diye ayaklarından tavana asıldı geçen sene. Türkiye Kupası'nı finalde, ligi ise yine finalde bıraktı. Türk taraftarlar gelişiyorlar tabi, önceden '' Ne iş yapar bu adam, simitçi bile bu takımı şampiyon yapardı.'' derdi, geçen sezon sonu ise son senelerin modası nakarat etti dillerde...
Sıkı durun:
Looser...
Şimdi insan düşünüyor tabi. Daum looser ise Aykut Kocaman nedir diye sorası geliyor arada. Ama sormayalım. Sonra yazı değerlendirmelerinde ''kötü''yü yiyoruz.
Devam edelim...
He unutmadan ;devam ederken geçen sene kör topal kanat oyuncuları ve el bombası bir stoperle finallere kadar geldiğimizi hatırlatıp ama üstünde durmadan devam edelim.
Burada sürekli olarak paylaştık ''Neden Aykut Kocaman yetersiz?'' sorusunun cevabını. Negatif yorumlar alsak ta bunları ''taraftar gibi davrananı taraftarın tutmasına'' bağladık bunca zaman. Ama görülmek istenmese dahi en büyük problem taraftar gibi davranmak aslında. Sene başında bir hata yaptık, kızımıza damat alıyorduk sanki '' Adam gibi adam '' almalıydık, doğru konuşmalı idi politik ve stratejik değil. Kelepçecigillerden Vedo yollanmalıydı ilk, yollandı. Sonra birikmiş sorun Alex'e gelmeliydi sıra geldi. Sonra kelepçecilerden Andre Santos'un dengesi bozulmalıydı , bozuldu. Sonra moral olarak yerin dibindeyki forvet oyuncusuna bir tekme daha atılmalıydı, atıldı. Klup maddi olarak zarar edecek olsa da doğrular bunlardı değil mi? Sonra Cristian'a takılmalıydı, takıldı. Ruhsuz oyuncular, kelepçeci oyuncular kapı dışarı edilmeliydi...
Ee, öyleyse bu tabloyu kim , nasıl açıklayacak?
Çok samimi birkaç şey söylemek istiyorum. Esasen temel sıkıntı ne Aykut Kocaman'ın taktik, teknik eksikliği ne transferleri ne başka birşey. Bunlardan etken tabi ama en büyük sıkıntı Lille maçından sonra Daum'un kellesini isteyen taraftar, ligde şampiyon olamadı diye Zico'yu gönderen başkan ve çok övülmesine rağmen iletişim konusunda yerlerdeki Teknik Direktör...
''Yorumsuz'' olarak vereceğim bir cümlem daha var buna binaen;
Alex De Souza, Andre Santos, Cristian, Kazım, Andre Santos, Guiza...
Zira Daum'un Dunga'ya yalan söylemeyerek (Evet, Andre Santos'un kelepçeli partilerin içinde olduğu haberi malesef ki doğru diyerek ) sattığı Andre Santos'un Daum döneminde şuanki performansının 10 mislini verdiğini herkes görüyor...
Sahi, yukarıda Vederson demişken aklıma geldi. Keleçpeciydi değil mi o? Peki Caner neci acaba?
Bu makamda oturan şahsiyetlerin taraftar gibi davranıp taraftarın taktığı konulara takmaması gerektiğini milyon kere yazdık buraya. Bir kez daha tekrarlamanın lüzumu yok zira kelepçeliler kelepçesizlerden ne hikmetse 3 kat daha başarılı oldular geçen sezon...
En kötü olan ise şu ki Fenerbahçe taraftarı futbol diye bir branşın olduğunu unutmak üzere... Bunda başka branşlarda alınan başarıların büyük etkisi olsa da temel sebep futbol şubesinin başarısızlık ve kötü yönetime alışması sanırım. Benim gibi bir Fenerbahçe taraftarı Fenerbahçe futbol takımının maçından çok Fenerbahçe Ülker maçını izliyorsa cidden incelenmesi gereken bir konu olmuştur bu...
Son paragraf transfer mevzusu için gelsin. Fenerbahçe'nin sol bek ya da ön libero ihtiyacı olduğu doğrudur ancak en büyük ihtiyaç sahada ne yaptığını bilen , takım gibi oynayabilen bir takımdır. Şayet eksik bölgelere mevkilerinin en iyileri olan yıldızları getirsenizde bir değişim olmadığını göreceksiniz... O zamanda çok iyi oyunculardan kurulu rezalet bir takım olarak devam edeceğiz yola, ötesi değil.