5 Ekim 2009 Pazartesi

Matador Şarkısını Yine Çalamadı



Gol krallığını bir yana bıraktım, yıllarca İspanya liginde oynamış bir futbolcu belirli standartların üzerindedir. Yani ne kadar kendi ligi için vasat olursa olsun İstanbul'da havaalanına indiğinde karşılanır yüzlerce taraftarla, gazeteler X Takım Starına kavuştu yazar. İki lig arasındaki sıklet farkı da bunu haklı çıkartacak kadar yüksektir zaten.

Yani bu seviyedeki bir ligden gelen, milli takıma seçilen bir futbolcu gerçekten bu kadar beceriksiz olamaz. Hani uyumsuzluktan da stresten de olsa olamaz. Güiza kendini buraya ait hissetmiyor ve taraftarın da ona ilk günden beri zerre inancının olmadığının farkında. Kanoute beklerken gelen adam olarak etiketlendi kendisi. Aynı şeyi Josico'da yaşadı ama çok da kötü bir oyuncu değildi oysa, koşuyordu basıyordu fakat ortasahada bunu yapan tek adam olduğundan mütevellit "35-40 metrelik bir alanda top geçirme sen Josico'cuğum" beklentisine kurban gitti. Bu işi yapan/yapabilen Deniz Barış varken de bu yaştaki bir İspanyol gerçekten yanlış transferdi.

Peki nedir Güiza'nın bu oyunbozanlığı? Bana kalırsa değerini düşürüp yönetimin de kendisine olan desteğini tüketip bir an evvel gitmenin peşinde Daniel Güiza. Şu saatten sonra hiçbir kulüp onun için 14milyon€ vermez, bu bir gerçek. Ama 9milyon civarında edere düşürürse kendisini belki orta klasman bir alıcı bulabilir İspanya Milli Takımı forveti referansı ile. Cepte bir de Rusya alternatifi duruyordur her zaman için. Çok paraya sıkışırsa da Arap kulüplerine menajerini yollar, olur biter. Ricardinho'yu Türkiye faciasından sonra alan takımlar en azından düzenli forma şansı bulan Güiza'yı kaparlar.

Bugün bile çıkarken kendisini alkışlayan taraftarlarına borcunu ne zaman ödeyecek bakalım, Daniel Güiza.

Not: Kezman'ın en azından bir karizması vardı.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails