9 Aralık 2009 Çarşamba

Fenerbahçe-Kasımpaşa A2 Maçı

http://fenerbahce.org/pic_lib/2009-12-09_kasilmpasa9.jpg
İçlerinde hocalarının yaptığı tercihlerin hesabını yapmadan sahaya çıkan ve yine hangi takım arkadaşının oynadığını umursamadan görevlerini yapmaya çalıştıklarından seviyorum bu kademedeki oyuncuları...Dolayısı ile maçları.

Öyle hoş, öyle güzel geliyor ki onların amatör ruhları.Stoperlerin sektirdiği toplar, yetişmeyen kornerler, basit top kayıpları... Gerçi şuan bu kademede de oyuncular ciddi seviye atlamış; maçların kalitesi gelebileceği en üst seviyeye yaklaşmış. Ama zaman zaman görmüyor değiliz hani. Mesela Kasımpaşa'nın yediği ilk gol !

Oysaki Kasımpaşa maça oldukça hızlı başlamıştı. Ben sağımdan solumdan gelen '' şu çocuk kaçlı, asıl mevkisi ne, nasıl topçu'' sorularını cevaplandırırken Paşa'nın sağ açığı solbek Devrimcan Beyaz'ı epey zorluyordu. Ama Devrimcan çok sert müdahalelerle sindirdi sonrasında rakibini.

4/0 lık skor(Furkan ve Doğukan 2 şer tane attı) yanıltmasın, çok iyi mücadele etti Kasımpaşa. Evet bazen son pası bazen son vuruşu yapmakta zorlandılar ama kıran kıran mücadeleleri alkışlanacak cinstendi. Bizim sağ açık karşı karşıya topu biraz eveleyip geveleyince Devrimcan yattı aldı, sonrasında Doğukan ıslak zeminin yardımıyla golü yaptı. Sonrasında morali bozulan Kasımpaşa'nın savunma direnci düştü ve maç farka gitti.
http://fenerbahce.org/pic_lib/2009-12-09_kasimpasa1.jpg

Beğendiğim oyuncuları zaten blogu takip edenler biliyorlar. Bu maç çok extralarına şahit olmadığım için çok fazla üstlerinde durmayacağım. Her zaman yaptıkları işleri yaptılar, Gökay çalım attı, oyunu yönlendirdi, mücadele etti, Serhat ise; rakibin 1,90lık forvetini adım adım takip etti.

Bu oyunculardan ziyade İsmail Aslan ön plana çıktı bu maçta. Kasımpaşa'nın baskı kurduğu dakikalarda soğukkanlı hareketleriyle oyunu rahatlattı, yönlendirdi, arkadaşlarını gol pozisyonuna soktu. Daha önceki maçlarda iki ön libero ile maça çıkılmasına rağmen Enis'i ortasahaya kitleyip kendisi forvet arkası takılan Abdülkadir'i yaptığı çok olumlu işlerde geride tutmayı becerdi, yeri geldi atağa çıktı, yeri geldi top kesti. Tek bir olumsuz tercihine şahit oldum bugün kendisinin, o da maçın sonlarında sağında ve solunda müsait arkadaşları varken uzak mesafeden kaleye atmaya çalıştığı şuttu. Bunun haricinde kusursuzdu gerçekten. Ama o kadarda olsun artık değil mi
http://fenerbahce.org/pic_lib/2009-12-09_kasimpasa2.jpg

Abdülkadir demişken... Top tekniğinin ve oyun bilgisinin iyi olduğu ortada. Zira atılması gereken ters topları çok güzel şekilde gitmesi gereken yerlere teslim etti diyebiliriz bugün. Sahadaki en güçlü isim olduğunuda söyleyebilirim. Ancak birşey eksik Abdülkadir'de.

O ne mi?

İstek...Sanki zorla oynuyormuş gibi. Maksimumunu kestiremesek de bu olmadığı açık.(Buysa zaten elveda hayaller...) Ve yine bu seviyeyi çok benimsemediğinden olsa gerek ki kimi yerlerde topu gereğinden fazla ayağında tutuyor. Oysaki benim onda gördüğüm en önemli özellik pas kabiliyeti. Bunu daha fazla kullanması lazım.
http://fenerbahce.org/pic_lib/2009-12-09_kasimpasa6.jpg

Okan mı?Kulağı çekilmiş gibiydi, birkaç pozisyon harici çok fazla sıkıntı yaratmadı geçen maçlara göre... Takımda yedek sağbek sıkıntısı varken devre arasında çıkartsınlar A Takıma. Evet şuan Gökhan Gönül'den iyi değil, forma almasını beklemek hayalcilik ama Türkiye'de ki çoğu sağbekten daha iyi. Ve Gökhan Gönül'den daha potansiyelli.

http://fenerbahce.org/pic_lib/2009-12-09_kasimpasa7.jpg

Şampiyonlar Ligi Grup Kapanış #1

7 Aralık 2009 Pazartesi

Hastalık

Sıkıntı büyük Fenerbahçe'de.

Sene başı yapılan eğlencelerin Koch'un motivasyon konuşmalarının etkisi kalmadığı belli. Futbolcular yemiyorlar artık, özlerine döndüler.

Oysa ne de güzel umut dağıtıyorduk burada...

Geçen sene büyük maçları kazanan küçük maçlarda ayağını topa uzatmaktan aciz topçuların değildi suç , gözümüz boyanmıştı çünkü... Suçlu bulacağız ya o Aragones'ti, yurtdışına çıkmamıştı hatta köylüydü ! Sert mizaçlıydı , dilimizden derdimizden anlamıyordu.

Ama bu sene Daum gelmişti, takım geçen senenin enkazına rağmen ( ! ) ayağa kalkmıştı. Türk insanını ve bu topçuları çok iyi tanıyan Daum herkesin suyuna gidiyordu...

Ama vaziyet şunu gösteriyor ki ; yetmedi !
http://www.independent.co.uk/multimedia/archive/00034/colin_Kazim-Richards_34394t.jpg

Yanlış anlaşılmasın bu Daum meselesi değildir.

Hocalığı , tercihleri tartışılır ancak bu olay onun meselesi değildir , bu Fenerbahçe'nin meselesidir.

Hastalık bünyeleri etkisi altına almıştır ve sanırım o hasta bünyeler Samandıra'dan dışarıya çıkmadan bu hastalık nihayet bulmayacak...

http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2009/03/05/article-1159679-03BF7083000005DC-978_306x468.jpg

Açıklaması var mıdır Twente maçında ki oyunu oynayan topçuların Eskişehir ve Kasımpaşa maçındaki ruhsuzluklarının ? Peki geçen sene gördüğümüz tablo ile bağlantısı var mıdır?

Dibine kadar !

Evet Twente maçında sahada fırtına estirmedi Fenerbahçe. Ama istedi , istiyordu ; gol atsa da atmasa da taraftarı mutlu oluyordu.

Disiplinsizlik almış başını gitmiş.

Topçuların kimisi araba yarışları yapıyorlar ölüme meydan okuyorlar, kimisi sevgilisi ile tartışıp (?!) kolunu kesiyor, kimisi başka bir alemde...

http://www.internethaber.com/images/news/110307.jpg

Sahaya yansıması ?

Vurdumduymazlık.Ve maç seçen Fenerbahçe...


Kazım'ı yeterince savunduk.

Andre'nin performansını hiç yeterli bulmasak da bir ümit dedik. Belki Avrupa futboluna uyum sağlama sürecini yaşıyordur...

Önder'den ise beklemezdik.

Ancak beklesek te beklemesek te neşter şart artık. Bu hocanın değil başkanın değil, Fenerbahçe'nin olayıdır artık.

Bu neşteri vuramayanlar , kelle alamayanlar kendi kellesini vereceklerdir.

Yatarak parasını tıkırında almasına rağmen her gün farklı konuşan Carlos'u , kendisini Van Basten sanan Guiza'yı , gecelerin adamı Kazım'ı , trip güzeli Önder'i bir yollamak gerek ilk etapta...

Yollansın ki topçular anlasınlar tahtın tehlikede olduğunu...

Yollansın ki Anadolu'dan gelen topçular buranın bir ağırlığı olduğunu bilsinler, ona göre yaşasınlar playstation'da araba yarışı yaptığını sanmasınlar kendi arabalarının içinde...

Yollansın ki buraya daha gelmemiş topçular bu camiada nelerin normal nelerin anormal olduğunu bilsinler ona göre gelsinler, öyle gelsinler ki ; bu hastalık bünyelerine sıçramasın...

Yollansın, o kelle alınsın ki ; buraya gelecek yabancı topçularda neyi yapmaması gerektiğini bilsinler!

Biz sadece camianın adını kirletenlere , kötü örnek olanlara salladık ama yazının başlığı ve girişi farklı değil mi?

Onun içinde yazarız bir yazı efendim.

İlk önce bilmemkaç senedir burada olan ve her büyük maça ölümüne çıkıp küçük maçlarda yapabileceklerini yapmayanları yazarız. Mücadele etmeyenleri , istemeyenleri...

Kabul kötü top oynarsın ancak kötü mücadele edemezsin değil mi?

Varlığı artık zarar verenleri yazarız. Her gelen forvete hendek olanlarını... Takımın en ağır topu ile girdiği ilişki neticesinde kimi zaman 11 oynayan kimi zaman o ağır top üzerinden '' ülkenin en iyi forveti'' ilan edilen ama ne hikmetse hiç bir hoca tarafından yeterli bulunmayan ama dediğimiz gibi gelen forvetlere yol yapanları yazarız.http://www.resimvadi.com/data/media/121/SemihSenturk8.jpg

Bu '' maç seçme '' alışkanlığının yer ettiği bedenleri bir bir yazarız. Sağdaki panelde göreceğiniz şekilde bizim efsanemiz olsalar da...

Zira dediğimiz gibi bu Fenerbahçe meselesidir, şahısların değil.

Değil Daum, Mourinho' yu getirsen oyuncu Galatasaray maçındaki isteğininin çeyreğini diğer maçlara yansıtmıyorsa ve bunu bilmemkaç senedir yapıyorsa ancak köylü der evine yollarsın geleni...

Bir ihtimal bu takım şampiyon olacaktır, bu kelleler zamanında alınırsa yine bir ihtimal ki diğerlerine ders olacaktır.

Ama yetmez!

Hastalıklı bünyelerden kurtulmadan gelen şampiyonluğun kıymeti yoktur. Gidenin de zararı...

4 Aralık 2009 Cuma

Şimdi Nerede?

http://images.habervitrini.com/haber_resim/gs_bulent_akin.jpg

28 Ağustos 1978 Doğumlu olan Bülent Akın garip bir şekilde Galatasaray'ın en pahalı 5 transferinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra'' birgün kampta yediğimiz tavuk çok hoşuma gitmişti, ikincisini almaya gittim; sınırlı sayıda olduğunu söylediler, işte o zaman ayrılmaya karar verdim'' şeklinde bir beyanı olduğunu hatırlıyorum... Atarı futbolundan büyük abimizin.

Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra beli hiç doğrulmadı Bülent'in. Kısa bir Bolton macerasından sonra Hollanda'da bir takıma transfer oldu haberlerini okuduk ama artık adını google'a yazdığımızda oynadığı futbolu makaraya alan postlar harici bir methiye cümlesi göremiyorsun.

Sahi şimdi nerede acaba?

2010 Dünya Kupası Grupları

Grup A -------Grup B -------Grup C ---Grup D
Güney Afrika --Arjantin-------İngiltere --Almanya
Meksika ------Güney Kore ----ABD ------Avusturalya
Uruguay ------Nijerya---------Cezayir ---Gana
Fransa --------Yunanistan ----Slovenya --Sırbistan

Grup E ------Grup F -------Grup G-----Grup H
Hollanda ------İtalya ---------Brezilya -----İspanya
Danimarka ---Paraguay ------Kuzey Kore--Honduras
Kamerun -----Yeni Zelanda --Fildişi S. -----Şili
Japonya ------Slovakya-------Portekiz -----İsviçre

A-B-E gruplarını beğendim. Güzel maçlar çıkacak bu gruplarda...

G grubu çok zor bir grup ancak benim açımdan Kuzey Kore orayı bozuyor. Biraz daha güçlü bir takım gelseydi büyük süprizler olurdu o grupta. Fildişi Portekiz ile Brezilya'yı epey zorlayacak olsa da ben E grubunun daha büyük bir heyecan kasırgasına sahne olacağını düşündüm ilk bakışta.

Bir de son zamanlarda İngiliz takımlarının (Klup olsun Milli seviye olsun) , Alman takımlarının ve İsviçre Milli Takımının böyle gruplara düşmesinden bıktım. Ne lobiymiş arkadaş...

3 Aralık 2009 Perşembe

Kayan Yıldızlar...

http://www.fenerbahce.org/pic_lib/ftblmahmuthanefi002.jpg

Yıllarca Carlos gibi bindirmesini, orta yapmasını, kademeye girmesini bekledik. Ancak o Carlos gibi taç atabiliyordu sadece. Arada da şut...

Oysa ki topa Carlos gibi geliyordu!

Belki kendisine yeterince şans verilmedi diyecekler çıkacaktır ama birtek bizim halısaha takımına gelmemiş Mahmut Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra. Gittiği yerlerde de''yeni Carlos'' yakıştırmasına layık kalacak performansı verememiş.

Şimdi nerede mi? Tff ' ye göre Diyarbakırspor'da. Geçen sene Diyarbakır'ın lige çıkmasında rol sahibi oyunculardan biri olarak gözüküyor geçen seneki maç istatistiklerinde ancak bu sene daha forma şansı bulamamış.

Hey gidi yerli Carlos hey...

http://ligamistru-2003-2004.xf.cz/obrazky/fotky/besiktas/400x600/okan_koc.jpg

Fenerbahçe'ye mi gelecek, Galatasaray'a mı gidecek derken bir anda Beşiktaş formasının altında mücadele ederken bulduk Okan'ı. İlhan Cavcav'ın muhteşem pazarlama yeteneği sayesinde Gençlerbirliği kasasına da hatırı sayılır bir para girdi bu transferde.

Beşiktaş ile oynadığı senelerde aklımda sadece 3/5/2'nin gidip gelen sağbeki olarak Stamford Bridge çimlerinde oynaması kalmış. Belki o da yanlıştır ya...

Sonrasında ise yine yokuş aşağı yuvarlanan bir kariyer.

Şimdi ise Altay'da imiş Tff'nin sitesine göre. Hey gidi Okan'ım, Fm'de Real'e kadar yolun vardı zamanında...

Manchester City-Arsenal

http://theleagues.files.wordpress.com/2008/12/stephenireland.jpg

Bu maçtan böyle bir skor beklemiyordum ama bu derece keyifli bir maç bekliyordum tabi ki.

Maç güzeldi de goller daha güzeldi. İzleyin derim.


Fotoğrafta arşivden ...
Stephen İreland salmış çayıra.


Doğuştan Şanslılar ...

Futbolla az buçuk ilgisi olan herkesin izlerken hayrete düştüğü, '' şu adama bak , bu adam senelik x milyon euro alıyor arkadaş olacak gibi değil; kimi insanlar şanslı doğuyor'' dediği isimler vardır. Bu da yeni bir seri olsun, yeni ''şanslıları'' izledikçe güncelleriz.


http://www.elconfidencial.com/fotos/deportes/2009082595Busquets.jpg

Sergio Busquets: En son senelik 1,75+ milyon euroya sözleşme yeniledi diye hatırlıyorum. Neyse belki zamanla o da Xavi olur, ilk çıkanların hepsi bu damgayı yiyorlar Barca'da hemen hemen; suç bizim değil !

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEi_vH1FiC2x9KV-e0F2rkgwqZzxsi5LnT5kLicM5WVmijmF4O9eERTChU3xdUiNQMOkc0rEjJe9eIzCeLVbK6F_8n2jQ5AK1LhYrPiC43yvoJKa5ly4B94dbDniVfcwPyR2sRayCiTqWvSw/s400/erhan+g%C3%BCven.jpg

Erhan Güven: Beşiktaş'ın Ankaraspor'dan transfer ettiği sağbek oyuncusu. Ne oynuyor, neleri iyi yapar bilen gören var mı?

http://www.webdelcule.com/03-04/oleguer.jpg

Oleguer Presas:Aslında listenin baş köşesi ona ayrılmalıydı. Altyapı fetişinin eriştiği son noktadır kendisi. Alkışlarım...

http://www.baylar.net/sporcu_resimleri/selcuksahin.jpg

''İstikrar abidesi'' Selçuk Şahin: Taçsız kral Selçuk Şahin'de bu listede olmazsa olmazdı sanırım. Sene başında '' ya istediğim parayı verin ya giderim'' resti çeken topçu değil miydi demeyin bende oydu diye hatırlıyorum.

Evet belki yetenekli değil ama istikrarlı oyuncudur . Her maç rakibe istikrarlı biçimde en az 5 tane top kaptırır, bunlardan 3 ü takımı atağa çıkarkendir rakibin kontrası olarak kalesine geri döner. Yine her maç 1/2 defa artistik çalım atmaya çalışır. Bir de uzun pas fetişi vardır Selçuk'un, birinciyi atarsa müthiş bir özgüvenle sabaha kadar uzun pas atmayı deneyebilir. Bu toplarda genel olarak atılan topçunun üç boy mesafesi yukarıdan tribünlere gider.

Ailecek severek izliyoruz kendisini.




İnsan İnsana Benzer #5

Evet biraz abarttım ama...

Mustafa Sarp+ Gökhan Zan=Kenneth Perez
http://www.nieuwslog.nl/data/subdomain/32/article/20080804173358_Kenneth_Perez_groot.jpg

http://habercininyeri.files.wordpress.com/2009/06/gokhan-zan.jpg

Yaratıcılık sınır tanımıyor...

http://www.uefa.com/ml/images/players/ucl/400X600/31849.jpg

http://i.radikal.com.tr/644x385/2008/07/22/fft5_mf32833.Jpeg

Enteresan...

Bu çalışmadan daha çok ekmek çıkar sanırım ; bende bu hayalgücü olduğu sürece...

İnsan İnsana Benzer #4

http://cache.daylife.com/imageserve/0fhr6sEbYy5TW/610x.jpg

http://img.haberler.com/haber/573/mustafa-sarp-galatasaray-hayalim_o.jpg

Kenneth Perez ve Mustafa Sarp...

http://www.nieuwslog.nl/data/subdomain/32/article/20080804173358_Kenneth_Perez_groot.jpg

http://www.bursasportif.com/haberler/mustafaSarp_03.jpg

İnsan İnsana Benzer #3

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEg3ZNEpMeW749AMdirU-FQp-JD8tjTqQOBz0ulKal6IkjTPHScNQKErpPNE5hvLt_CkSuTpwDyjHUouJC9TYFUnOahF1lTZV4XW2F4kNDwIdYzz99k7obzpQZl68yJnqWExJOKYi6lAiJI/s400/delgadomoritz.jpg

Andre Moritz ve Matias Delgado...

http://www.tff.org/Resources/TFF/Auto/d5b630b285a44d42bd5997902c178010.jpg

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEio0QUWQ02Y4n8bCN3ZTbCpgfRI71rB5BXwF6Tf5uc8QVtpIAXtKSXhrFsEZCDsbjbIGb-4QfMtqgvh41hgw5CFsr060NSy0poVP6Ba90qwtUl0vqfm3pciPwKsXHg-nJJg6jsgqB6wpGQ/s400/delgado.jpg

Not: İlk resim alıntıdır.

İnsan İnsana Benzer #2

http://i.goal.com/files/images/stats/goal/player-images/32/17632_200x250.jpg

Volkan Şen ve Deco...

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEj0irHEdjatpH0wbu-AtesAuhA8AG0Dp6qz-25vvnz2IrJjDT1XC2P0XpXAeG2p6vjdLEeP9oRd20UfsOVyRXeS5cdMTRCOpA9i3ffslHRAcQcABmAswDx_ldEPX2nSW1zyljQqFG9-ANFG/s400/Anderson_Luis_Souza_Deco.jpg

Colin Kazım Richards

http://www.fenerbahce.org/pic_lib/2008-01-07_kazim1.jpg

Beşiktaş maçından önce Twitter hadisesi, maça çıkarken yaptığı vücut show, gördüğü kırmızı kart, Kasımpaşa maçında arkadaşlarını yalnız bırakması, resmi siteyi yanıltacak yönde konuşması ve en nihayetinde yaptığı kaza..



Ve hepsi kendine inanan bir teknik direktör varken oluyor. Ve yine oynarken... Zamanında ''oynamıyorum,oynamak istiyorum'' şeklinde serzenişleri varken bu showları, bu davranışları bu derece abartı görmezdik Kazım'da. O zamanda değişik karakterde bir topçu olduğunu belli ediyordu ancak oynamak biraz daha değişik bir hale soktu sanırım Kazım'ı.

Futbol ya da antreman sahasına çıktığı zaman elinden geldiğini yaptıkça sıkıntı yok benim açımdan. Bu sene özellikle Kazım'a çok fazla eleştiri yönelteceğimiz bir sene değil saha içine bakarak, zira geçen sene ile arasında 3 gömlek fark var. Ama attığı söylenen yalan ( ki bu da muamma, acaba böyle bir yalan var mı ?- ben pek sanmıyorum ya neyse) ciddi sıkıntı. He onu da geçelim , gençtir olur arada böyle şeyler diyelim ancak hiçbir bünye Kazım'ın yaşadığı söylenen düzensiz hayatı uzun süre kaldırmaz ki işte o zaman bunların hepsi ciddi sıkıntı olur. (ki şuan bile yeterince oldu zaten.)

Hadi Fenerbahçe yok kafasında diyelim. Ama bilmesi gerekir ki tüm bu davranışları kariyeri içinde çok büyük negatif puanlar... İşallah yazık etmez kendine, daha doğrusu ettirmez zira taraftarın bir Kazım Kazım hadisesine daha katlanacak sabrı kaldığını düşünmüyorum.
http://i.milliyet.com.tr/MansetOrtaBolge167_260/2009/08/17/fft10_mf347466.Jpeg
O kas yığını vücudunun da bahsedildiği kadar düzensiz bir hayata karşı sene başından beri süregelen iyi performansını devam ettirecek kadar kuvvetli olduğunu düşünmüyorum...

Twente deplasmanının ardından

[diegolugano.jpg]

Maç öncesi yapılan iddaalı açıklamalar ile doğrudan bağlantısı olan bir maç izledik Hollanda'da

Beşiktaş maçında 1 puanın iyi olacağını söylediği halde ofansif meziyetleri Vederson'a göre daha üstün olan Andre ile başlayan Fenerbahçe Daum'un kazanma olasılığını %100 olarak açıkladığı bir ortamda sahaya Vederson ile çıktı. Bu biraz düşündürücü idi ancak Daum'un kafasından geçenleri bilmek imkansız. Bizim açıklamalara binaen beklediğimiz kadrolarda çokça ters köşe yapıyor Christoph Daum.

Keyifli ve içinde çok fazla mesaj barındıran bir maç oldu. Bunlardan en göze batanı ise Fenerbahçe için Bilica'nın taşıdığı önem... Öyle ki Bilica olmadığı zaman hem Lugano aksıyor, hemde orta saha oyuncularının hücüm anlamındaki etkinlikleri düşüyor. Mevcut kadroda olmazsa olmazlardan biri oldu Bilica.

Yine bu maçta Cristian'ın ofansif olarak sorumluluk alabileceğine tanık olduk. Net pasları bir yana kanatlardan taşımaya çalıştığı toplar Fenerbahçe'nin hücum çeşitliliği için ilerleyen zamanda çok önemli hale gelebilir. Ancak bunun için Emre varken de Cristian'ın bu denli oyunun içinde olması lazım. Takıma ofansif olarak da önemli katkılar yapabilecek kapasitede bir oyuncu ki Avrupa futboluna tam olarak uyum sağladığı zaman gerçekten aranan oyuncu haline gelebilir.

Mehmet Topuz'un her maç gördüğümüz şekilde ilk yarı etkili olduğunu ikinci maç ise oyundan düştüğünü söyleyebiliriz. Probleme en basitinden fizik&kondüsyon yetersizliği diyebiliriz ancak detaylı reçete tabi ki Daum'un elindedir. Buna bir çare bulunması şart zira Mehmet'in oyundan düşmesine bağlı olarak Fenerbahçe'nin kağıt üzerindeki en sağlam yerlerinden olan sağ tarafı ciddi tehlikeler yaşıyor.

Lugano istikrarlı oyunlarına bir yenisini eklerken Alex ve Gökhan Gönül gününde değildi. Özellikle Stoch Gökhan'ı bugüne kadar kimsenin zorlamadığı kadar zorladı. Bunda Gökhan'da son haftalarda göze çarpan düşüşünde etkisi var ancak gözardı etmemek gerekirki Stoch'da epey iyi oyuncu. İlerleyen zamanlarda adını daha sık duyacağımızdan eminim ki zaten Chelsea'nin oyuncusu kendisi.

Yine rakip takımın ön libero mevkisinde görev yapan Tiote gözüme çarpan bir diğer oyuncuları oldu. Fiziksel olarak çok diri bunun yanında toplada gayet etkili. 86 doğumlu bir oyuncu olduğunu göz önünde bulundurursak çok önemli yerlere gelebileceği varsayımında bulunabiliriz.

Twente defansı oyunun özellikle ilk yarısında çok fazla yan pas yapma imkanı buldular. Fenerbahçe geri dörtlüsü ise topa Twente kadar sahip olamadılar. Bunda orta saha bloğunun rakip üzerine zamanında çıkmaması - alan daraltmaması ve yine defanstan top çıkarken sahaya çok doğru bir şekilde yayılmamasının etkili olduğunu düşünüyorum. Zira Twente defansı top çevirirken genellikle kendi yarı sahasının ortasına kadar top almaya gelen Tiote ve Brahma'ya Cristian veya Selçuk ikilisinin baskısı yoktu; bu da kolay top kullanma imkanı verdi. İkinci yarıda sanırım Daum müdahalesi ile Mehmet ve Cristian biraz öne çıkınca bu kadar rahat top çeviremedi rakip savunma.

Fenerbahçe'nin Bilica varken de çokça pozisyon vermesi düşündürücü ancak bunda Selçuk'un etkisi olduğunu düşünüyorum. İsabetsiz pasları ile birçok atağı öldürdüğü gibi rakibe hızlı çıkma şansı da tanıdı. Daha dikkatli olması gerekiyor. Yine Cristian-Semih tartışması Fenerbahçe'nin şu sıralar hiç ihtiyacı olmayan şeylerden, takımın üstünde bu kadar baskı ve eleştiri varken oyuncularının birbirlerini koruması ve birbirlerine daha hoşgörülü davranması gerektiğini düşünüyorum.

Yine de Fenerbahçe'nin bu gruptan lider çıkması, kötü skorlarına bir Avrupa maçı ile son vermesi sevindirici. Bir çiçekle bahar gelmez ancak Bilica'nın dönüşünün takıma çok fazla katkı vereceği ortada. Darısı Eskişehir maçına...
Related Posts with Thumbnails